İnsanların üniformalar ile unvanları, kişiye yetki veren kaliteler olarak kabul etmeleri olayı, kendiliğinden gerçekleşmemiştir. Otoriteyi ellerinde tutanlar ve bundan yararlanan çevreler, insanları bu kurgusal yanıltmacaya inandırarak, onların gerçekçi ve eleştirel düşüncelerinin uyutulmasına ve zayıflatılmasına çalışmışlardır. Her düşünen insan, eleştirel düşünce gücünü zedeleyen, şaşırtıcı klişe fikirlere zorlayan ve kişileri kendine esir alan propaganda yöntemlerini iyi bilir. Bazen bu propaganda öylesine güçlenir ki, insan gözüyle gördüklerine ve kendi düşüncesi ile vardığı yargılarına bile inanamaz olur. Yaratılan bu yapay gerçeklik giderek özdeki gerçekliğin üzerini örter ve onu kavranılmaz kılar. …
"...Her hakiki aşk, umulmadık dönüşümlere yol açar. Aşk bir milad demektir. Şayet "aşktan önce" ve "aşktan sonra" aynı insan olarak kalmışsak, yeterince sevmemişiz demektir.”
Elif Şafak
“İnsan bir konuk evi gibidir,
Her sabah yeni biri gelir.
Gelen bazen bir sevinç, bir üzüntü beklenmedik...
Ne kadar kalabalık olsa da kederler,
Her konuğa saygıyla davran,
Minnet duy kim gelirse gelsin.
Çünkü her biri, gönderilmiş bir rehber sana ta öteden.” #Hz Mevlana