Goltz'un, Japon örneğinin doğruluğunu kanıtladığı düşünülen, subayların özgün bir sınıf olarak topluma yol göstermesi, bu alanda liderliği üstlenmesinin gerekli olduğu tezinin önemli bir etkisi de eğitim reformları sonrasında yükselen "entelektüel-bürokratik" seçkinciliği Osmanlı subayları nezdinde daha cazip hale getirmesidir. Pek çoğu İttihad ve Terakki Cemiyeti'ne katılarak bir "ihtilal'in hayata geçirilmesinde önemli roller oynayacak yeni nesil subaylar, bu çerçevede, kendilerinin" halka hizmet" değil, "milleti eğitmek" ile yükümlü olduklarını düşünmüşlerdir.