O günden beri kitapla aramda ne görüyorum biliyor musun genç kız? Seni, gölgeni, bir gün gözlerimin önünde meydanı geçen aydınlık görüntüyü. Ama artık bu görüntü aynı renge sahip değil, gözünü kırpmadan güneşe bakan tedbirsiz birinin gözünün önünden uzun sure gitmeyen siyah halkalar gibi karanlık ve kasvetli.
Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? Kullanamadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı? Yaşayışımıza ve etrafımıza şekil vermek arzusuyla dünyaya gelmekten ise hayatın ve muhitin verdiği şekli kolayca alacak kadar boş ve yumuşak olmak daha rahat, daha makul değil miydi?
Bana öyle geliyor ki, hakikaten yapabileceğimiz bir tek iş vardır, o da ölmek. Bak, bunu yapabiliriz ve ancak bu takdirde irademizi tam bir şey yapmakta kullanmış oluruz.