Platonik aşkın, hep kendini ailesine sevdirememiş veya ailesi tarafından yeterli ilgiyi görememiş insanların ne kadar sevilmeyecek biri olduğunu kendine kanıtlaması için bilinçdışı bir şekilde kendini asla sevmeyecek, ondan uzak duracak veya imkansız insanlara olan tutkusu olarak yorumlardım. Karşısındakini sürekli gözlemler, onun yanına yaklaşınca kafasında bir uğultu olur, eli ayağına dolanır ama karşısındaki kişi bunu asla bilmez. Çünkü kişinin bildiği ve hayatı boyunca hissettiği sevilmeme duygusu onun konfor alanıdır. Ve daha kötüsü bir adım atsa ve buna rağmen karşısındaki tarafından reddedilse dünyasının başına yıkılacağını, içinde bir umut acaba sevilebilen bir insan mıyım düşüncelerinin yerle bir olacağından korkar.
Bu hikayeyi okurken bunları düşünerek okudum. Karakterimiz tutkulu ve platonik bir şekilde aşık olduğu kişiden uzak kaldığı dönemlerde farklı insanlar tarafından sevilmesine rağmen yine de sürekli olarak aşık olduğu adamı düşünerek hayatına devam etti. Çünkü yine ve yeniden onun bildiği ve rahat hissettiği alan olan sevilmeme konfor alanından çıkamadı. Bence çok üzücü ve acınası bir durum ile kendisini hiç tanımayan bir insan uğruna hayatının yitip gitmesine sebep oldu. Onun yanında olmak ve kendine gel demek isterdim.