"...hepimizden nefret ediyorlar, farklı olduğumuz için, onlar olmadığımız için, onlar bizler olmadıkları için nefret ediyorlar. Bize işkence ediyorlar, bizi dışlıyorlar, bizi karantinaya alıyorlar, bize hakaret ediyorlar; kendi gözlerini bağlıyor ve kulaklarını tıkıyorlar. Bizi fark etmelerini ve saygı duymalarını engellemek için ellerinden ne gelirse yapıyorlar. Ama aramızdaki büyükler öldükten sonra da emekleyerek peşinden gidiyorlar. Yarattıkları dönemde üstlerine tükürdükleri, kıçları ile güldükleri, kaba fıkralar anlattıkları Van Gogh'lar ve Modigliani'lere milyonlar veriyorlar.
Her zaman yapman gerekir. Bir şeye inanıyorsan eyleme geçmen gerekir. Eylemden söz etmekle yetinmek, henüz yapılmamış tablolar üzerine böbürlenmek gibidir.
Çağımızın bütünüyle bir aldatmaca bir yapmacıklık olduğunu hissediyorum. İnsanların durmadan taşizmden, kübizmden dem vurması, sonu -izm'le biten sözcükleri kullanması ve bu -izm ile birlikte kullandıkları alengirli kelimeler, saçma sapan yapışkan sözcük ve cümleler. Hepsi de resim yapabilme veya yapamama olgusunu saklamak için sarf ediliyor.