ÖKÜZÜN A’SI BARRY SANDERS Gözde KOÇAK
GİRİŞ:
Tarihe okuryazarlığın sonucu olarak giren kitap kültürüne bağlı, toplumsal ve düşünsel araç olarak göstereceğimiz benliği sorgulamalıyız. Benliğin yeni dünya ile birlikte yok olmaya başlayışını inceleyeceğiz. Bu kitapta okuryazarlığa sırt çevirmiş gençlerin benlikten kopuşuna değiniliyor. Kopuş nasıl engellenir sorusuna vereceğimiz cevap ise basit: benliği yeniden yakalamalıyız. Bu yalnızca öğretmenlerin yapabileceği bir şey değildir, temelde okuryazarlık baştan tanımlanmalı ve gerektiği şekilde topluma mal edilmelidir. ”Okuryazarlık bir ilişkiler ve yapılar demetidir, insanın içselleştirerek deneyimlerine aktardığı devingen bir sistemdir. ” devamında yazar okuryazarlığa giden yolun bir bebeğin ilk nefesinden başladığını söylüyor. Okuryazarlık tam anlamıyla çocukların önce sözlü kültürle iç içe geçmesiyle sağlanabilir. Bu ilk aşama olmak zorundadır. Anne baba, öğretmen kısaca tüm toplum bu örüntünün parçasıdır. Örüntüdeki bir farklılık bütünü etkileyecektir. Anne çocuk arasındaki duygusal ve fizyolojik bağın ticari sebeplerle koparılması, öğretmenlerin öğrenciye karşı tutumu, çocuklarını bir yarış atına çevirmeye çalışarak onları benliklerinden uzaklaştıran ana babalar, çeteye katılan çocuklar, televizyon ve bilgisayarın yeri ve bölümlerde bahsedeceğim diğer sebepler toplumsal bir okuryazarlık bütününün parçalarıdır.
Yazar giriş bölümünde son olarak kitabın adının nereden geldiğini söyler. ”ilk haliyle Fenike yazı sisteminde alef denilen A harfi bugün bildiğimiz A nın yan yatırılmış biçimiydi. İnek ya da öküzü temsil ederdi… Sözellikte imla hatası olmaz ben de kitaba yakışacağını umduğum bu ismi buldum ÖKÜZÜN A’SI ”
1.BÖLÜM
Kitabın genel hatları bu bölümde