Hiçbir şeye gerek yoktu, hayat dingin bir nehir gibi akıp gidiyordu yanlarından, onlara düşen tek şey yalnızca bu nehrin kıyısında durup herhangi bir çağrı olmaksızın sırayla her birinin önüne çıkan kaçınılmaz olayları izlemekti.
Kendisini aldatan ya da kendisinin aldattığı tüm gençlik umutlarına, başkalarının yaşlılıklarında bile kalplerinin atışını hızlandıran bütün o acı tatlı, aydınlık anılara tembelce el sallayarak hepsinden vazgeçti.