Agırî

Geceye küçük nasihat
Önce kendime sonra size tavsiyemdir. Kendinize yetecek kadar aklınızı geliştirmedikçe kimseye akıl vermeyin. Sonra size de kalmaz. Y. Doğan
1000Kitap
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Dinsiz kişi ve Fazilet
Dinsiz kişi ve fazilet: Şimdi bir itirazcı çıkıp da dese ki: Evet öyle söylü-yorsun, ama bir çok adamlar biliyorum ki hiç bir din ile álákalı olmadıkları halde en dindar adamlar kadar fazi-letlidirler, buna ne diyelim? Evet, doğrudur, bir çok adamlar kendilerini herkesten yüksek bir seviyede gös-termek bu suretle şöhret kazanmak için dinsiz oldukla-rını ilan ediyorlar. Bana kalırsa bu gibi iddiaların hepsı bir gösterişten başka bir şey değildir. Onların cümlesi son nefeste tevbeye niyet etmiştir. Başları sıkılınca yine her-kesten ziyade (Aman yarab!) derler. Sevinçli zamanlar-da böyle itikatlar çok görülür. Fakat sıkıntı ve feläket ânın-da o inançta sebat edecek metanet sahibi kimselerin sayısı çok mahduttur. (") Hatta Avrupa düşünürlerinden meshur • Littré nin (°) ölüm döşeğinde bir katolik paра. zı getirterek kendisini vaftiz ettirdiğini bir kitapta görmüş. tüm. Halbuki bazı vak'alar aksi iddiayı teyit edici olsa bile bu iddia için sağlam bir hüccet (Delil) teşkil edemez. Çün kü insan toplulukları çok çeşitli anlayışlardan meydana gelmiş olup, onları meydana getiren fertler de her şeye is tidatlı, her şeye kabiliyetlidir. Hoş zaten bir dinsizin fazilet dediği gereğine uygun hareket ettiği sabit kaideda dinî telkinin eseri budur işte! Dinî ayak altına aldıktan son-ra ne fazilet kalır, ne bir şey. O kimse aşırı gururuna da-yanarak dini inkâr ediyorum, sanır. Fakat bu inkârıyla be-raber yine dinin gösterdiği yola giriyor, haberi yok. Yoksa dinsiz bir adam için ne fazilet vardır, ne de vicdan. Bunların varlığında ısrar ederse o kimse, iddiası isbatsız boş laf olmaktan öteye gidemez. O gibi adamlar fazilet nâmına nefislerinde hüküm süren yüksek duyguları kendi içtihatlarının mahsulü sanırlar. Kendilerinin çavrenin, adetlerin, ilk aldığı terbiyenin tesiri altında
Alıntı
Avrupa ve dinsizlik
Avrupa ve dinsizlik: Bugün Avrupa maddeten ne kadar ilerliyorsa mânen de o kadar düşüyor. Bu düşüşün sebebi de dinsizliktir. Zira batıl dinler dinsizlikten ehvendir. Hele şu son za manlarda dinsizliğin insanlık âleminde açtığı yaralar bü-tün Avrupa fikir ve ilim adamlarını düşündürməğe baş. ladı. Dinsizlikte insan toplumları için büyük sakıncalar gören bu düşünürlerin bazıları, mevcut dinlerden birisi-ni kabul etmemekle beraber,bu toplumların dini inanc lardan kopmaları halinde bekasına imkân görmüyorlar. Çağdaş ilerlemelere uygun yeni, «reforme» yani islal: edilmiş bir dinin kurulması lüzumuna inanıyorlar. (Fakat bu dinin dayandığı kuvvet nedir, bilmem.) Bunlardan ki-mi bu lüzumu açıkça beyan ediyor; kiminin eserlerinin okunmasıyla bu netice çıkıyor. Bu hususta aşırılığa giden-lerin itikadına göre, bu din insanın bulduğu kanunlardan meydana gelecek, bütün esasları matematik kesinlik dere. cesinde bir takım akli istidlällere (Akıl yürütmelere) da yanacak; duyuların dışında kalan manevî âlemin daha doğrusu bu âlemin bizim göremediğimiz safhalarının sır-larına Ispiritizma - Ruh çağırma mesleği» nin yardımıyla vakıf olunacak; Cennet, Cehennem v.s. gibi şeyler madde-ler âlemindeki ilmî keşifler sırasına girecek; bunların var-lığı veya yokluğu, inkârına imkân kalmayacak surette is. bat edilecek; Cenâb-ı Hak ile doğrudan doğruya-Fakat onların uygun gördüğü tarzda ilişkiler kurulacak; onun, bizden gizlədiği sırlar alenîlik kazanacak; ortada gizli ka-paklı bir şey kalmayacak; dünya ve ahiret bu yeni din ku-rucularının arzusuna, iradesine uygun surette düzenlene-cek, Cenab-ı Hakk'a, haşa; «İşte din senin peygamberler vasıtasıyla tebliğ ettiğin dinler gibi değil, medeniyetin mevcut ilerlemelerine ayak uydurabilen bir dindir ve böy-le olmalıdır.» denecek. Bu fikrin, ne dereceye
Din
Dini bahislerde dikkatli davranmak
Su sözləri söylemekten maksadım her şeyde, özellik-le dinî bahislerde dikkatli davranmasının lüzumunu tavsi-ye etmektir. Çünkü karşılaşılacak zarar hiç bir zararla kı-yas edilemez. Çoğunlukla cezası âhirete de kalmaz, insan dünyada belasını bulur. İsimlerini kötülükle anmak mah-zuru olmasa burada kaç kişinin inkar ve ilhat (dinsizlik) yüzünden şu son zamanlarda uğradıkları müthiş akibet-lerden bahs ederim. Fakat ne gereği var.
Duygu ve Düşünce
Aklın yanılması ve dini saha
Aklın garip halleri vardır. Elindeki mükemmel vası-talar olmazsa insana büyük hatalar işlettirir. Akıl, hükmündeki isabeti temin için pek çok şeylere muhtaçtır. Başlangıç ve son (Mebde' ve maad) la ilgili mühim meselelerde akıllarını iyi kullanamayanlar, hakikata kolay kolay ulaşamazlar. Büyük büyük zararlara uğrarlar. Fakat gariptir, herkes her şeyde aczini itiraf eder, dinî mesele-ler gibi yüksek konularda asla aczini itiraf etmez, allâme-i cihan kesilir. Meselâ birisine bir şarkı söyle, dersiniz. Mú-sıki ile meşgul olmadığını söyler. Şu saatımı tamir ediver, dersiniz. Saatçı değilim, demekten çekinmez. Sonra Allah var mı, yok mu? diye sorsanız, olur olmaz bir sürü şey söyler. İnsanı sorduğuna soracağına pişman eder. Din hu-susunda cesur ve cür'etli olanlar işte hep bu kabildendir. Alemde bedihî gibi görünen pak çok şeyler vardır ki inançlara taban tabana zıttır. İnsan sırf aklının, sırf his-sinin gerektirdiği şeylere mağlup olursa bu gibi şeyleri tereddytsüz kabul eder. İnsaf edelim, astronomi kitapla-rında okumamış olsaydık, bugün bedâhet derecesinde bir sabit hakikat olan arzın hareketini mi, yoksa güneşin ha-reketini mi kabul ederdik? Hiç şüphe yok ki güneşin ha-reketini kabul ederdik. Çünkü ilk bakışta zihnimize şu fi-kir gelirdi: Adam sende görən göz şahit ister mi? İşte pekālā görüyoruz ki hareket eden güneştir. Bunda düşü-necek, tereddüt edecek ne var? Arzın hareketi kabul olu-nabilir mi? O koca kütle, dağlarıyla, dənizleriyle bir kere yerinden oynayıp bulunduğumuz noktanın aksi yönünde-ki noktaya yönelmiş olursa, üzerinde ne var ne yok, tepe taklak olur gider. İşte size aklın apaçık (Bedâheten) sa. bitliğine hükmettiği bir yalancı hakikat! Fakat biz yalancı bir hakikat olduğunu, «Galile» (1) ile Newtan dan işittikten, aşağı yukarı sözlerinin uza-ya nisbetle
1000Kitap