“Atatürk düşmanı çevrelerin” öteden beri dillerine pelesenk ettikleri, “Atatürk gece gündüz içerdi!“ biçimimdeki yalan, Nutuk’un hazırlanış sürecinde yaşananlarla bir kere daha deşifre olmaktadır. Atatürk’ün Nutuk’u hazırlarken ortaya koyduğu insan üstü çalışma temposu; günlerce hiç uyumadan sabahlara kadar okuyup yazması, binlerce belgeyi tekrar tekrar gözden geçirip, değerlendirmeler yapması hiç de “gece gündüz içen birinin” yapacağı işlerden değildir. Kendisine yardım edenler baygınlık geçirip uyurken, o banyo yapıp kahve içerek olanca gücüyle Türk devrimini kitaplaştırmaya çalışmıştır. Atatürk, 1927 yılında Nutuk’u yazarken ortaya koyduğu bu çalışma temposunu 1930’dan sonra Türk tarihi, Türk dili ve dinde Türkçeleştirme çalışmaları sırasında da ortaya koymuştur.