Şu anda midemizi topluca alışverişleri dizilerle dolduruyoruz. İnsanlarımız izleme işini televizyon seyrederek ve internete gezinerek yaptığından statü paranoyası güçleniyor. Reklamlar daha fazlasını istememiz için yem olarak kullanılıyor. Açgözlülük hepimize altın tepside sunuluyor.
Kısaca akışkan yaşam sürekli belirsiz koşullarda yaşanan kararsız, riskli bir hayattır. Böyle bir hayata musallat olan en acil ve inatçı kaygılar, uyurken yakalanma, hızla akıp giden olaylara yetişememe, arkada bırakılma, “kullanım” tarihlerini gözden kaçırma, artık arzulanmayan nesneleri üzerine yük etme, değişim düğmesine basılacak veya dönüşü olmayan noktaya varmadan önce rotayı değiştirecek anı ıskalama korkularıdır.
Kitap anlatım sadeliği ve olay örgüsü bakımından son derece muazzam. Yazarın kabusunu kaleme alması da okurda iyi bir etki bırakıyor. Kitap okumaya yeni başlayanlara tavsiye ederim.