Öncelikle kitabın her sayfasını çevirdikten sonra, "Acaba konuya ne zaman girecek?" diye bekleyeceksiniz. Size bir tavsiye: Beklemeyin.
Kitap, ergenlik dönemindeki bir çocuğun (Holden) çevresine ve hayata yeterince adapte olamaması, ergenlik ve sevgisiz ailesi sebebiyle, amiyane bir tabirle yoldan çıkışını ele alıyor.
Holden Caulfield, tam olarak bir ergenin özelliklerini taşıyor: Geçimsiz, uyumsuz, her şeyin en doğrusunu kendi bildiğini düşünen, agresif bir birey. Oldukça zengin bir aileye sahip fakat, imkanlarını kullanıp eğitim ve kendini geliştirmek yerine, zenginliğine, hayata ve çevresindeki insanlara söverek günlerini geçirmeyi yeğliyor.
Hikaye, başrolümüzün gittiği dördüncü okuldan da kovulmasıyla başlıyor. Ailesinin, özellikle babasının tepkisinden korktuğu için evine gidemeyip, babaannesinin gönderdiği harçlıkla sokaklarda geçirdiği zamanı anlatıyor.
Kısacası yazarımız, 200 sayfa boyunca şımarık, sevgi yoksunu bir ergeni anlatıyor. Hep sonunda ne olacak diye bekleyip bir şey göremediğim bir kitaptır. Ha, okunur mu, okunmaz mı? Fikir belirtmem ama birine "Çok güzel kitap, oku!" diye tavsiye eder miyim? Hayır.
Belki de umutsuz olduğum bir zamanda okuduğum için de olabilir ama bu kitap bana çok güzel şeyler hissettirdi okurken yaşayamadığım keşke dediğim şeylerin belki de hayalimdeki gibi olamayacağını anladım ve keşkelerim beni artık eskisi kadar üzmüyor evet olağanüstü bir eser değil belki ama akıcılığı ve konusunun ilgi çekiciliği sayesinde şans verilmeli
Pek bir felsefe birikiminiz yoksa hatta hiçbir fikriniz yoksa ve felsefe tarihi hakkında fikir edinmek istiyorsanız çok tatlı bir kitap kesinlikle okunmalı insanı kendine çekiyor bu sebeple kalınlığına bakmayın hemen bitirilebilir
İlk çağ felsefesini öğrenmek için almıştım ve gerçekten dil bakımdan çok anlaşır pre-sokratik filozofların düşüncelerini öğrenmek için çok işime yaradı