Kapak Kızı... Ayın kızı Şebnem...
Bir taş, belki bir rüzgar, belki de sadece aklımızdan geçen bir kaç kelimelik bir düşünce neleri değiştirir? Değiştirir mi ya da? Değiştirme gücünü biz mi veririz onlara?
Alt üst olur mu hayat? Bir hayatın alt üst olması için nasıl biz düzlemde ilerlemesi gerekir? Alt üst olmadığını varsaydığımız, ilerlediğini zannettiğimiz hayat olduğu yerde saymış, yaşanmamış bir hayat olamaz mı?
Hayat tembelliği... Hayat tembeli olmak! Yaşarken yaşamaktan korkmak. Yaşadığını zannederek zamanın durmaksızın ilerlemesi. İlerleyen zamanla yaşanmamışlıkların biriktiği bir hayat. Bir düzine boşluk. Boşluklarla dolu bir sandık. Sınırları belli, yine de uçsuz bucaksız bir yığın yaşanmamışlıkla dolu bir sandık hemde. Kapağı bir açılsa göz pınarlarından siyah bir kuyu akacak.
Bu neyin korkusu? Hayattan mı? Kutsal aileden mi? Aşktan mı? Kimden ve neyden? Hemde bu kadar çok. Cesaret nasıl bir bedel ister? Yaşamaya karşılık? Yanacağını bilerek bir kere ateşe dokunmak yalnızca yakar mı? Yanmaya direncini öğretemez mi? Ne kadarına dayanabileceğini öğretmez mi mesela? Acının ne kadar süreceğini, yaranı nasıl saracağını, yaralanmış ve iyileşmiş bir senle nasıl yaşayacağını öğretmez mi mesela?
Sorularımıza aldığımız cevaplar elbette ki önemlidir. Ama bazen hayatın anahtarı bazı soruları kendimize sorabilmektedir. Cevap beklemeden ya da alacağımız cevaplardan korkmadan.
Teşekkürler Ayfer Tunç Senin kaleminle harika bir edebiyat molası oldu
Kapak KızıAyfer Tunç
#yektakopan ile ilk tanışmamızdı #birdebaktımyoksun kitabı. Ve sanıyorum ki bu tanışıklık devam edecek. Zarif dili, daha önce hiç denk gelmediğim betimlemeler ile beni oldukça etkiledi.
Güzel bir edebiyat molası oldu benim için. Yormuyor, zorlamıyor. Her an eline alıp okumalık. Edebiyat okuma tutkusunu yeniden uyandıran sakin bir öyküydü.
Kalemine sağlık #yektakopan bir sonra ki kitabında görüşmek dileğiyle
Yekta KopanBir de Baktım Yoksun
#Stephenking den yine korka korka okuduğum bir kitap #medyum. Yine bir King harikası tabi ki. Korkmadığınız, olayları siz yaşıyormuşçasına kaçma isteğinin uyanmadığı bir an yok. Sayfalar birbirini kovalıyordu sanki. King den okuduğum 3. Kitaptı. Ama bir süre başka bir kitabını okuyamam sanıyorum. Bir yıllık korku kotamı doldurmuş gibiyim :)
Şaka bir yana, çok başarılı, akıcılıkta, olay örgüsünde seviye atlamış bir yazarın harika bir kitabıydı. İsimle ilgili ufak bi şaşkınlık yaşadım başta. The Shining, ışıltı demek. Ve baş kahramanımız Danny bu ışıltıya sahip. Neden Medyum olarak Türkçeleştirildiğini merak ettim, araştırıp buldum. Ama açıklamıycam:)) Zannediyorum ki en büyük spoiler olur. Ufak bir bilgi daha bu çok sevimli korku romanı filme de uyarlanmış. Filmin adı #cinnet. Yine bir isim karmaşası daha :)
Yalnızca korku değil tabi zaman zaman üzdüğü sayfalarda oldu. Kahramanımız Jack Torrance beklenmedik anlar yaşatıyor okuyucularına. Yumuşak kalpli annemiz Wendy Torrance ise korumacılığı ile cesaret de veriyor. Hele o pamuk kalpli aşçımız Dick Hallorann nasılda yürekleri ağıza getiriyor. Kısaca bir çok duyguyu aynı anda yaşatan kesinlikle okunması gereken bir kitap. En azından King severler için öyle.
Bir sonraki King romanının incelemesinde görüşmek üzere
MedyumStephen King
MedyumStephen King · Altın Kitaplar · 20217,7bin okunma
Her sayfada daha çok büyüleniyorum. Sürekli 'evet bunu da yazmalıyım, notlarımda bu da olmalı' diyerek okuduğum sayfaya geri dönüyorum. Korkarım yazdığım alıntıları okuyanlar kitabı okumuş kadar olacaklar bu gidişle. Nevrotik Bir Gezegenden NotlarMatt Haig