Bir röpotajinda okuyucalara yol göstersin, ışık tutsun diye yazdığını söylemişti, gerçek kişileri,yaşanmış olayları anlattığını söylediği kitabı için Gülseren BUĞDAYCIOĞLU. Kenan' ın öldüğünü, sevgilisi Fadi' nin ise yurt dışında yaşadığını söyleyip onlardan izin alma gereğini duymadığını da eklemişti. Kitap ile ilgili düşüncelerime gelince...
Okurken sıkılmadım hiç, aksine sade diliyle, basit anlatımıyla kolaylaştırdı işimi. Kenan'ın çelişkilerini okurken lastiği patlamış kamyon misali ne zaman devrileceğini bekledim, kendimi açık bir musluğa bağlanmış ve orta yerinden kırılmış bir hortum gibi hissettim. Kenan kötüyken akamadım, iyiyken musluğun ağzından kopup kurtuldum. Bir öyle bir böyle gidip geldim vs.
Kitabı okuduktan sonra acaba diye düşündüm. Ne kadarı gerçek ne kadarı kurgu. Hafifte olsa kandırılmışlık hissi yaşadığımı söylemeliyim.