Kusur bulmak oldukça kolaydır da, benim
arzuladığım türden bir kusurla karşılaşmak
pek mümkün değildir tabii. Gene de, kırk
yılda bir, bazı metinlerde gerçekleşir bu
karşılaşma; birbirine ulana ulana akıp giden
seslerin ve anlamların içinden bir kusur çıkar,
kusursuzluk gibi gözüken o muhteşem
duruşuyla karşıma dikiliverir. Yazarın
dalgınlığından, cehaletinden, heyecanından
ya da kelimelerle fazlaca haşır neşir
olmasından kaynaklanan, kendi varlığından
habersiz bir kusur değildir bu kusur; tam
tersine, bizzat yazar tarafından düşünülmüş,
düşünüldükten sonra özene bezene inşa
edilmiş, inşa edildikten sonra da bir çeşit
kusursuzluk süsü verilerek, biz okurken
aniden karşılaşalım diye yolumuzun üstüne
bırakılıp geçilmiştir.