Canefşân Çelebi

Canefşân Çelebi
96'dan başlayıp 39-9' un sırrına varmak için. <-Kim ilmi cahillere verirse onu zâyi etmiştir. Kim ilmi isteyene vermekten geri durursa zulmetmiştir.> İmam Gazali.
Üç mertebe var derler: muhabbet, aşk, derd. Muhabbet ehli o ki mahbubunu görürse memnun, görmezse kaydında değil; aşk ehli o ki mahbubunu görünce memnun, görmezse mahzun; derd ehli o ki görse de mahzun görmese de mahzun.
Sayfa 40
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Anlaşılmadığını hisseden bir kişi terapistini değişti- rebilir ama sırf bu nedenle eşini, annesini, babasını nasıl değiştirecektir? En güvendikleri kişiler bile onu anlayamamışlarsa, bu kişi ne yapacağını sorgulamaya başlayabilir. ‘Daha da zarar görebilirim, zarar görürsem bana kim yardım edecek?’ diye düşünebilir.
Sayfa 21
Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Her kim bir mü’minin dünya sıkıntılarından bir sıkıntısını giderirse Allah’ta onun ahiretteki sıkıntılarından bir sıkıntısını giderecektir. Her kim de Müslümanın bir ayıp ve kusurunu örterse Allah’ta dünyada ve ahirette o kulunun ayıbını örter kul kardeşinin yardımında oldukça Allah’ta o kimsenin daima yardımında olur.” (Ebû Dâvûd, Edeb: 60; İbn Mâce, Mukaddime: 17)
İlk okula başlamadan hemen önceleriydi. Dün gibi hatırlıyorum.Mübarek ramazan ayı, öğleye kadar orucumuzu tutuyorduk mahalledeki akranlarımızla. Öğleden sonra toplanıp pazar yerinde top peşinde koşuyorduk. Hemen her günümüz aynıydı. Ne kreş vardı ne anakolu. Bütün mahallenin çocukları yine bütün mahalleye emanettik. Sanırım o gün bizim takım kaybetmişti maçı. İkindi vaktini biraz geçiyordu. Mahallenin büyüklerinden Yunus Amca(Allah rahmet etsin) camiden çıkmış, başında takkesiyle elinde tuttuğu siyah poşetin içindeki çam fidanıyla yanımızdan geçti. Biz kavga dövüş sıramızı kaptırmadan suyumuzu içelim telaşına içindeydik. Elindeki fidanı evlerinin duvarına yaslayıp, iftar vaktini beklerken üzerinde oturduğu peynir tenekesiyle su içtiğimiz çeşmeye geldi. " Yavrular suyunuzu içince bu tenekeyide doldurup getirin" lafı kulaklarımda. Ben ve iki arkadaşım su dolu tenekeyi içindeki suyu döke döke getirip bıraktık. O gün rahmetli Yunus Amca'nın diktiği çam ağacı hasta olmuş. Cız etti içim. Allah sana rahmet etsin Yunus Amca.
"Mazlumun ahı öyle etkili bir silahtır ki bir anda yeri göğü ters yüz edebilir. Nice 'ah' edilmesine rağmen böyle bir neticenin tahakkuk etmiyor görünmesi ise şundandır ki ilahi irade zalime bir mehil vermeyi öngörmüştür; ola ki vazgeçer, ola ki imtihnı kazanır; nitekim imtihan dünyasındayız ... "
Sayfa 36