"Kuzey denizlerindeki balinaları da görmek isterdim... Ama göremem. Sırtımı parlak sahillere dönerek, gitmem gereken yere gitmeliyim. Çok acelem vardı, şimdi de fazla zamanım kalmadı. Bütün güneş ışığını, kentleri, uzak ülkeleri bir avuç güce sattım; bir gölge için, karanlık için."
"İnsanı büyücü yapan kılığı mıdır?" diye cevap verdi asık bir yüzle.
"Hayır," dedi büyük oğlan. "Ama duyduğuma göre, insanı insan yapan davranışlarıymış..."
Benimkisi, bile bile, akıntıya kürek çekmekten başka bir şey değildi. Bu yüzden, aklımı başıma devşirmeliydim bir an önce. Boş yere hayallere kapılıp şu insan denen yaratığa bel bağlamamalıydım. Çünkü, yüzyıllardır çözülemeyen acayip bir bilmeceydi insan.