Hayyam kitapta bolca şaraptan cennet ve cehennemden bahseder.Rubailerini okuduğumuzda hayattan bir boş vermişlik, şaraba yönlendirici dörtlükler okuruz.Bu da bir çok islam aliminin Hayyamın şirk koştuğunu söylerler.Tanrı ya karşı bi isyan eder gibi yazdığı bu dörtlüklerinde her kesimin farklı yorumlamasına yol açmıştır.Asıl inancı müslüman olmasına rağmen sufiler onu ateist olarak görürler.Hayyamın yazdığı bazı dörtlükler şu şekildedir;
Kim görmüş o cenneti, cehennemi?
Kim gitmiş de getirmiş haberini?
Kimselerin bilmediği bir dünya
Özlenmeye korkulmaya değer mi?
Sen içmiyorsan, içenleri kınama bari;
Bırak aldatmacayı, ikiyüzlülükleri;
Şarap içmem diye üzülüyorsun ama,
Yediğin haltlar yanında şarap nedir ki?
DörtlüklerÖmer Hayyam · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202527,8bin okunma
Hikayenin başkahramanı olan Buck bir kurt köpektir.Konu Buck'ın hayatının güneyde ki o güzel yaşamından kuzeyde ki vahşi yaşama doğru giden süreci anlatır.
Buck hayatının bu cetrefilli zamanında hayatında görmediği muamelelere katlanarak ölüm kalım savaşı verir.Aslında bu savaşı verirken vahşi yaşama ayak uydurmak için kendi benliğini ister istemez öğrenmeye başlar.En sonunda zincilerinden kurtulan Buck özgür ama bir o kadar da tehlikeli bir hayatı seçerek yeni bir zorlu hayata adım atar.
Vahşetin ÇağrısıJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202443,1bin okunma
Yazar karakterlerin birbirleriyle olan bağlantılarını, hikayelerini teker teker okuyucuya yalın bir dille aktarmış,konuyu inceden inceye kusursuz bir şekilde işlenmiş olup, aralarındaki o sevimsiz aile bağını ,mecburi birbirlerine olan bağlılıklarını, birbirlerinin arkasından düşündükleri kötü düşünceleri okuyucuya çok güzel bir şekilde aktarmıştır.Son olarak saklanan büyük bir sırrın açığa çıkmasıylada kitabı güzel bir şekilde noktalamıştır.
Tolstoy;
" Dini, dünyevi amaçlarına alet eden insanlar gerçek inançsızlardır. Çünkü bu gibiler için inanç, dünyevi bir amaca ulaşmak için bir araçtır. "
Sabahattin Alinin kaleme aldığı bu eserde toplum tarafından hor görülen, itilip kakılan, ailesi tarafından adam yerine konmayan, adeta bir köleymiş gibi davranılan Raif efendinin ölmeden önce iş arkadaşı olan Rasim beye okuması için verdiği defterinde gençken yaşadığı müteessir bir aşk hikayesini anlatır.