Kadir Kapdan

Kadir Kapdan
@KadirKapdan
Nietzsche: " Amor fati"
Martin aynı Martin'di
9/10
·517 syf.··
2026 10. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2026 21:12
Hayat kısaydı. İnanıp mücadele edince yapılamayacak hiçbir şey yoktu. Fakat insanlar kadar zalim ve çıkarcı başka bir varlık da yoktu. Sevginin sade ve saf olanı makbuldü; mevki, makam, şöhret ve para ise gerçekten “insan” olabilenler için ikinci plandaydı. Martin’in en çok kırıldığı nokta buydu. Çünkü Martin aynı Martin’di, ama insanlar aynı değildi. Evet, değişim önemliydi; fakat bu yaşanan şey bir gelişim değil, bambaşka bir dönüşümdü. Burjuvalar ve elit kesim, sade insanların zihninde oluşturulmuş bir “ideal insan” yanılsamasından ibaretti. Martin, kendi isteğiyle hayata gözlerini yumdu. Onun hikâyesinde beni en çok etkileyen şey; koşulların, giyim kuşamın, paranın ve şöhretin insanlar üzerindeki etkisini acı bir şekilde fark etmesiydi. Gerçekler acıydı, ama bir o kadar da gerçekti. Ruth’a gelirsek… belki de hiç girmemek daha doğru. Ruth orada kalsın. Çünkü Martin yine aynı Martin’di; değişen onun özü değil, farkındalığı ve bilinciydi.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,7bin okunma
Reklam
Var mısın?
7/10
·320 syf.··
2026 8. kitabı
·
46 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2026 22:05
Sadece kendi hayatına pozitif ve yönlendirici bakış açısı kazandırmak isteyenler değil anne babalar da okumalı diye düşünüyorum.Okuma serüvenimde rahmetli saygı değer hocamı hep okuyacağımı düşünüyorum.Hayatında gerçekten var olmak istiyorsan, kendini tanı, sorumluluk al ve bilinçli yaşa.
Var mısın?Doğan Cüceloğlu · Kronik Kitap · 202137,7bin okunma
Zihin unutur, ama beden hatırlar
9/10
·462 syf.··
2026 7. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 02 Mart 2026 22:20
Mesela yıllar önce yaşadığın bir olay bitmiş gibi duruyor ama bir ses tonu, bir bakış, bir ortam seni tekrar o ana götürüyor. Neden? Çünkü beden kaydetmiş. Beyin susturmuş, kalp bastırmış ama beden saklamış. Kitapta en çok hoşuma giden şey şu oldu: Travma sadece “kötü bir anı” değilmiş. Travma, sinir sisteminin kilitlenmesiymiş. Yani olay bitiyor ama beden hâlâ savaş modunda kalıyor. O yüzden bazı insanlar sürekli tetikte, bazıları sürekli yorgun, bazıları da hissiz. Okurken kendi hayatımı düşündüm açıkçası. Bazen verdiğim tepkiler mantıklı değil gibi geliyordu. Meğer geçmişten kalma yükler konuşuyormuş. Yazar şunu çok net söylüyor: İyileşmek mümkün. Ama sadece konuşarak değil. Bedenle de çalışmak gerekiyor. Nefes, hareket, spor, terapi… Yani insanın tekrar kendi bedenine güvenmesi lazım. Benim için bu kitap “kırılganlık zayıflık değildir” mesajı verdi. İçimizde bastırdığımız şeyler bizi zayıf yapmıyor, tam tersine onları görmezden gelmek yoruyor. Kısacası: Bu kitap bana şunu öğretti — Geçmiş geçmiyor bazen. Ama onunla barışmayı öğrenebiliyorsun. İnsanı tokat gibi değil de, sessiz sessiz düşündüren bir kitap. Okurken “lan demek ki sorun ben değilmişim” diyorsun biraz da.
Beden Kayıt TutarBessel A. van der Kolk · Nobel Yaşam Yayınevi · 20182,429 okunma
"Babam bahçıvandı.Şimdi bir bahçe"
7/10
·208 syf.··
2026 6. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2026 00:28
İnsan birini kaybedince sadece onu kaybetmiyor galiba. Ona sorduğu şeyleri, ondan öğrendiği küçük alışkanlıkları da kaybediyor. Sonra en basit şeylerde bile durup kalıyorsun. Normalde soracağın kişi yok çünkü. “Ne yapacağımı bilmiyorum” lafı var ya, aslında tam olarak o. Büyük şeyler değil, günlük şeyler… Bir gün, bir bayram, bir doğum günü gelince insanın içi tuhaf oluyor. Herkes için sıradan günler ama senin için eksik. Ölüm denilen şey de çok garip. Doktorlar anlatıyor, kitaplar yazıyor ama insanın içindeki boşluğu anlatan bir kelime yok. İnsan alışıyor diyorlar ama bence sadece yokluğuyla yaşamayı öğreniyor. Bazı insanlar gidince ev aynı ev olmuyor, gün aynı gün olmuyor. Hayat devam ediyor ama içinde bir yer hep yarım kalıyor. Yazarın babasına bakışı mükemmel ne güzel evlat böyle güzel evlât olabilmekte mesele ... Sadece kendi açımızdan bakınca olmuyor. Bir yerde, ağaçların arasına gizlenmiş bir guguk kuşu ötüyor, sesi hayati ve hafif. Korkacak bir şey yok.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,2bin okunma
Bazı acılar aynı kalır.
6/10
·192 syf.··
2026 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2026 01:00
Selim ve Leyla’nın Hikâyesi, yalnızca iki insanın değil; bir düşüncenin, bir ailenin ve bastırılmış umutların hikâyesidir. Selim’in kaleminden dökülen yazılar, bir ideolojiye değil aslında özgürlüğe aittir. Ama bu ülkede kelimeler hâlâ tehlikelidir. Düşünmek, sorgulamak ve yazmak; cezaya, yalnızlığa ve susturulmaya dönüşür. Selim, düşüncelerinden ötürü defalarca yargılanır, cezalar alır. Her ceza sadece onu değil, Leyla’yı ve kurmaya çalıştıkları aileyi de biraz daha ezer. Bir evin içine sessiz korkular yerleşir; yarım kalan hayaller, ertelenen gelecekler… Bu hikâye, zaman geçse de bazı şeylerin değişmediğini yüzümüze acı bir gerçek gibi çarpar. Yıllar geçer, isimler değişir, iktidarlar gelir gider; ama düşünceye tahammülsüzlük aynı kalır. Acı, bu hikâyede sessizdir ama derindir. Bir çocuğun babasız büyüme ihtimali, bir kadının omzuna yüklenen görünmez yük, bir adamın kelimelerinden vazgeçemeyişi… Hepsi bir arada insanın içini sızlatır. Ve sonunda yurtdışı… Bir kaçış değil, bir nefes alma. Huzurun, güvenliğin ve en önemlisi özgürlüğün kıymeti ilk kez bu kadar net hissedilir. İnsan, düşüncelerini saklamadan yaşayabildiğinde insan olduğunu anlar. Bu hikâye bize şunu fısıldar: Özgürlüğün her türlüsü paha biçilemezdir. Bu ülkede yıllar değişir, birileri gelir birileri gider; ama bazı acılar aynı kalır. İyi okumalar.
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518bin okunma
Reklam