Charles darnay kendini bir ölü topluluğunun içinde sandı. Hepsi birer hayaletti sanki! Ihtişamın hayaleti zarafetin hayaleti, gururun hayaleti, havailiğin hayaleti, zekânın hayaleti, gençliğin ve yaşlılığın hayaletleri, hepsi düştükleri bu ıssız sahilden kurtulacakları günü bekliyordu ve hepsi de hapishaneye gelirken ölen gözlerini çevirmiş ona bakıyordu.
İnsanoğlu her adım atışında mezardan uzaklaşma çalışır ama her adımda biraz daha yaklaşır. Nitekim her nefesini ömrünü uzatmak için alır, yine her nefeste hayatından bir nefeslik zaman azalır.