Meşrutiyet zamanında geçen bir genç kızın günlüğü olan kitap, günlükten çok psikolojik ve edebi bir roman tarzındaydı. Zamanının toplum yapısını eleştiren ve günümüzde Osmanlı toplumu hakkında ne kadar yanıldığımızı gösteren önemli bir kaynaktı. O zamanki toplumun kadınlar için olan görüşlerini, erkeklerin kafa yapısını ve milletin genel sorunlarını yansıtıyor. Daha toy olan bir insanın olgunlaşmaya başladığına tanıklık ediyorduk. Genç kızın duygularının ne kadar saf ve bir o kadar da kutsal olduğunu okuyunca anlıyorsunuz. Duyguları aslında kirletilmeden önceki, insanın en saf duygularıydı ve hayat da ona kararların duyguya göre değil de gerçeklere göre alınacağını sert bir şekilde anlattı. Okura hem umut verip hem de umudumuzu yarı yolda bırakan deneyim yaşattı.