Kendi terk edilmişliğini bir köşede terk etmek isteyen birine benziyordum. Hüznünün kedilerini bırakabileceği, onların ev yolunu tekrar asla bulamayacağı uzak ve yabancı bir yer arayan birine benziyordum.
Savaş döneminde ölen hayvanların cesetlerini sayan olmuş mudur acaba? Milyonlarca serçe, kuzgun, narbülbülü, tarlafaresi, parçalanmış tilkiler, küle dönüşmüş keklikler, sıçanlar, köstebeklerin yıkılan sığınakları, kendilerinin devasa benzerleri olan ağır zırhlı tankların altında ezilen hafif zırhlı kaplumbağalar... Hiç kimse hiçbir yerde bu ölümlerin dökümünü yapmamıştır. Savaş esnasında, hava saldırıları esnasında hayvanlara neler yaşattığımızı ciddi olarak hiç düşünmemişizdir. Nereye saklanırlar, Darwin' in notlarında onlara verdiği isimle bizim "dert ortağı kardeşlerimizin" "vahşi" beyinlerinde neler olur?