Boş verin

Boş verin
Aşk, Ait olmadığı her yürekte gurbettedir. Mek
Şüphe! önyargı! tarafsızlık! hepsi burada...
Chardin'e göre de ilmin başlangıcı şüphedir, şüphe etmeyen hiçbir şeyi incelemez, hiçbir şey incelemeyen hiçbir hakika­ti keşfetmez ... Avrupalı yeni yeni tiplerle karşı karşıya gelir: iyi kalpli ya­bani, Mısırlı bilge, Müslüman Arap ... Müslüman Araplar da aynı ilgiyi uyandıracak mıydı aca­ba? Ortaçağ'dan bu yana Hz. Muhammed çeşitli hücumlara uğramıştı, ama seyyahlar da alimler de el ele verip bu asırlık yalanları tasfiye edeceklerdir. Bu alimlerin başında Herbelot'yu, talebesi Galland'ı, Ox­ford Üniversitesi'nden Pacocke'u, Utrecht'te Doğu dilleri hocalığı yapan Reland'ı, Cambridge Üniversitesi'nde Arapça okutan Oackley'i görürüz. Bu Avrupalı bilginler, metinleri yeni bir gözle okuyacak ve eskilerden çok farklı hükümlere varacaklardır. Hz. Muhammed'le ilgili saçma sapan masalla­rı bir yana bırakacaklar ve Arapların şehadetine başvurun­ca Hz. Muhammed'le Sahabelerinin, gerek kafa gerek gönül­ce öteki kavimlerin en ünlü kahramanlarına denk olduğunu anlayacaklardır. Müslümanların aklından geçmeyen saçma­lıklar onlara aitmiş gibi gösterilip cerhedilmiş, işlemedikleri suçlar isnat edilmiş Araplara. Marifet mi bu? Hakikatte lsla­miyet akla uygun bir din, güzel ve asil, lslam medeniyeti ise üstün bir medeniyet, dünyayı barbarlık sarınca, düşünce ve kültürün haklarını İslamlar korumuştur. Bakışlar değişmişti, bir zaman kınananlar şimdi seviliyor­du ve bu devrim kısa bir zaman içinde gerçekleşmişti. Aruk herkes başka türlü görüyordu lslamiyeti.
İnsan ve Toplum
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kiliseye karşı savaş/Fransız ihtilali
İnsan bir mahkeme önündedir, yeniden sorguya çekili­yor: günahsız mısın, suçlu mu? Amacın, dünyadaki yaşayış mı, ebedi saadet mi? İhtilaf bugün de karara bağlanmış de­ğildir. Bugün de, dini, felsefi, siyasi, sosyal problemleri or­taya atarken, aynı düşüncelerle karşı karşıyayız. Aklın hü­kümdar olduğu o çağda bile, akıl doyuramamaktadır insan­ları, herkes bir aşk tanrısının susuzluğu içindedir. Mistisizm de o çağın özellikleri arasında. Şüphe, tereddüt, endişe ... Av­rupa her zamanki gibi arayış içindedir, hakikati ve mutlulu­ğu arıyor yine ... düşüncelerin akışını izlerken, bir kere da­ha anlıyoruz ki yaşayışımızı yöneten maddi güçler değil fik­ri ve ahlaki güçlerdir.
Sayfa 100·Kitabı okudu
hoşgörü yobazlığı...
Voltaire, "ezelim alçağı" diye haykırır, "alçak" Kilise'dir, darağaçları, zincirle­ri ve korkunç Engizisyonu ile Kilise. Rousseau, çekine çeki­ne itiraf eder: "herkesin bir yobaz tarafı var, ben de bir ba­kıma yobazım. Yazık ki bu yobazlık kimsenin hiçbir zaman hoşuna gitmeyecek: hoşgörü".
Sayfa 97·Kitabı okudu
Deli gömleği!
Oryantalizm: sömürgeciliğin keşif kolu". Zaten bütün izmler idrakimize giydirilen deli gömleği değil miydi?
Sayfa 85·Kitabı okudu
Kendini "tanı/yor"musun
.... lrfan kendini tanımakla başlar. Kendini tanımak, önyargıların köleliğinden kurtul­maktır, önyargıların ve yalanların.... Cemil Meriç
Sayfa 33·Kitabı okudu
Düşünce