Boş verin

Boş verin
Aşk, Ait olmadığı her yürekte gurbettedir. Mek
1 Fatiha 1 Dua
Birileri Din, Devlet, Millet, Huzurumuz ve memleketin bekası için yine şehit düştü. En sevgiliye kavuştular, Mekanları Cennet olsun İNŞALLAH. Acizane bir fatiha bir dua yakışır
Din
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Tuhaf ilişkiler :)
Ya bu sitede bir puştluk var, ya da bazı kişilerde! Bir iletiye baktım, beğeni sayısı 9 görünüyordu, iletiyi kimler beğenmiş diye bakınca ortada kimse yok...! Her şey çıkar ilişkisine dayalı bir sosyal medya. Takipçi ve beğeni sayısına göre kaliteli insan olunmaz! Özellikle Size yakışmadı ××× ŞAHISLAR! Üşenmediniz mi beğenileri geri almaktan bre zavallılar :)
İlişkiler
aşk...
Her Aşk Rüzgar Olup, Yaprak Yaprak Döktü Beni. Son Yaprak Kaldı Gönlümde, Tutunup İnce Bir Dala, Mevsimlerce Bekledi Seni. Ufuk
Kızılelma nedir? kısa öz aşağıda
Ömer Seyfettin Kızılelma’yı çok farklı bir açıdan de­ğerlendiriyor. Bu dünyadaki maddi unsurların dışında da­ha değerli, daha önemli daha farklı bir makam yada yer ve­ya ilahi bir değer olarak bakıyor. Böylece sırra en yakın yer­de duruyor diye düşünüyor insan.Kanuninin Huzurunda Kızılelma üzerine ilk araştırma yazısı Şeref Uluğ ta­rafından Büyük Doğu dergisinde yazılmıştı, daha sonraki araştırmacılar Kızılelma’nın yerini haritalarda arayanlardan çok, onu Ziya Gökalp’ın görüşüyle, Türkün erişilmek ve gerçekleştirilmek istenen bir ülküsü olarak açıklayanlardı. Ziya Gökalp’m Kızılelma adlı eseri çıktıktan sonra bir hay­li yorum ve tefsirler yapılmıştı. Nihal Atsız; Kızılelma’daki safiyet ve doğallığın bu Türk ülküsünün çok eski olduğunu göstermesi bakımın­dan anlamlı bulmuş, bu ülkünün aydınlardan önce halk arasında doğduğuna dikkati çekmişti. Özellikle Kızılelma ülküsünün Osmanlı devletinin parlak zamanlarında iyice belirlenip şekillendiğini çağlar boyu halk nezdinde hiç kaybolmadan sürüp gelmiş olan bu sırlı bilginin kökeninin ilahi olduğu konusunda ısrarla durmuştur.Dr. Mustafa Hakkı Akansel, konuya daha farklı bir yorum getirmiş “Bence Kızılelma, bir yerde değildir, burada bizim içimizdedir; onun öteki ismi millî asabiyet, millî ahlâktır” demiştir. Osman Turan ise; “Osmanlı Padişahları, tarihî cihan hâkimiyeti mefkuresine, eskiden daha kuvvetli bağlanırken, İstanbul’u bu hâkimiyetin ilk merhalesi ve merkezi sayıyorlardı. Türk siyaset ve fikir adamları ara­sında gelişen bu millî ve İslâmî mefkurenin halk kitlelerine ve asker­lere Kızılelma adı ve efsanesiyle yayılması çok dikkate değer olup, İstanbul’u sembolleştiriyor ve Türkler için ona sahip olma emelini teşkil ediyordu”. Yani Kızılelma “İstanbul”
Kızılelma!
Gördünüz ya, dedi, üçünün’de cevabında bir fark yok. Ha­kikat bir “Kızıl elma” benim gitmek istediğim yer, işte... Hakkın be­ni göndereceği yer. Padişah birden bire, Hakkın kendini göndereceği yeri düşün­dü. Nihayet bulunmaz hak yolunun hakikat yolunun gittiği “Kızılelma” denen bu cennet kapısında Viyana Roma, Hint, Sint, Çin, Ma-çin birtakım fani harabelerden başka bir şey miydi?
Sayfa 21