Karşılıklı Yapmanın etkisini sınırlayan kelimelerden birisi şudur: "Ne?" " Top ne renk?" "İnek ne diyor?" " Ne?" soruları karşılıklı sohbeti geliştirmede veya kelime dağarcığı inşa etmede çok etkili değildir çünkü çocuktan yalnızca zaten aşina olduğu kelimeleri hatırlamasını ister. Evet ve hayır ile yanıtlanan sorular da aynı kategoridedir, sohbeti çok az geliştirir veya çocuğa çok az yeni şey öğretir.
Öte yandan, ilerlemenin yolu açık uçlu sorulardır. Karşılıklı yapmanın hedefleriyle mükemmel uyumludur. Bu sorular özellikle küçük çocuk için sohbet başlatmada ve sohbeti sürdürmede mükemmeldirler. " Nasıl" veya "neden" gibi basit bir soru çocuğun çok çeşitli kelime, düşünce ve fikirle yanıt vermesini sağlar. Bir neden sorusuna kafa sallayarak veya parmakla işaret ederek yanıt vermenin yolu yoktur. "Nasıl ?" ve Neden ?" soruları, sonunda problem çözme yeteneğini teşvik edebilecek bir düşünce süreci başlatır.
" Sevdim!"
Hayır sevmediniz!
" Çizimini sevdim! "
Evet şimdi oldu!
...
Bu basit tekniklerin güzel yanı her yaştaki çocuğa kelime haznesi ne olursa olsun uygulanabilmesidir. Çocuk zengin bir dille ne kadar kuşatılırsa sözcükleri duymaya ve anlamlarını öğrenmeye ne kadar çok alışırsa bunları kullanmada o kadar rahat eder.
Giderek artan sayıda araştırma ağlamalarıyla ilgilenilmeyen yeni doğanların " zehirli " stres yaşadığını doğruluyor. Bu durum zaman içinde devam ederse çocuğun beyin bağlantıları sürekli olarak olumsuz bir şekilde etkileniyor. Sonuçta çocuk öğrenmede, davranış ve duygularını kontrole ve diğer insanlara güvenmede daha zorlanarak büyüyor. Ayrıca bu çocuklar büyüdüklerinde obezite, diyabet, kardiyovasküler hastalık ve otoimmun bozukluklara daha eğilimli oluyorlar.