Her şeyi düzeltmeye kalkışmanın yok ettiği.
Şiir yazar, fotoğraf çeker, çay içer, türkü dinler, Allah'a, atlara ve çocukların gözlerindeki umuda inanır...
Bir martının ölümünde kendini gördün. Kendi ecelin peşinde aç, susuz, kaçak, kaybolmuş, zayıf bir martısın sen; bedeli ödenmemiş günler, kaçamak hayatlar biriktiriyorsun kırık kanatlarla dolu zayıf kalbinde. Denizini yitirdin. Bir sokak çöplüğüne ulaşma telaşıyla, bilmediğin, tanımadığın yabancı yollara vurdum kendini; kanatların ağır, kanatlarını yorgun, kanatların yara bere içinde.
Onun yanına mı gidiyordun ? Aslında gittiğin her yer onun yanıydı, her yere onu götürüyordun. Kalbini taşır gibi. Nereye gitsen. Nefes gibi. Bir kadını / adamı kendi benliğinin her zerresinde saklamanın yakıcı ateşi. Aşk.