“Bu, bir günün üçte birine denk gelen zaman, bugüne kadar “uyku” diye, “sakinleşmek için tedavi biçimi” diye adlandırdıkları eylem tarafından tüketiliyordu.
Fakat bu süre artık bana aitti. Hiç kimseye değil. Bana.”
Yalnızca şaşırıyordum işte.
…
Bıraktığım ayak izlerinin ben daha dönüp bakmaya zaman bulamadan, göz açıp kapayana kadar rüzgârla silinip gittiği gerçeğine.