"Bana kalırsa insanların çoğu, hayatın düpedüz rastlantılara bağlı olmasından o kadar rahatsızlık duyuyor ki huzur bulmak için ille de bir kozmik bağlantıya inanma ihtiyacı gösteriyorlar. Oysa bana hiç öyle olmadı. Nedense rastgelelik ya da doğanın kayıtsızlığı düşüncesi hiç rahatsız etmiyor beni. Yani 'rastlantı' dedikleri niye ille de dehşete düşürür insanları sanki? Niye ille de rastlantının altında rastlantı olmayan bir şey arar dururlar? "
Sorarlarsa, "Ne iş yaptın bu dünyada?" diye, rahatça verebilirim yanıtını: "Yalnız kaldım. Kalabildim! Altı milyarın arasına doğdum. Ve hiçbirine çarpmadan geçtim aralarından..."
"Ebeveynlerinizin hayatları ile açılmış bir yolda, ne sağa ne sola bakmadan doğruca hemen onların arkasından ilerliyorsanız ve gördükleriniz istediklerinizden daha kötü olsa bile beklentiniz bunun gitmeniz gereken tek yol olduğu yönündeyse kendi çocuklarınızı aksine inandırarak nasıl büyütürsünüz? Hiçbir zaman hayatın sabit yolunun başka bir alternatifi olduğunu düşünmemiş ebeveylere gelişim zihniyeti nasıl aşılanabilir?"