Kamile

Ölümü tatmadan bilemiyorum...
Acaba kalp durduktan sonra duygular, düşünceler yok mu oluyor? Yoksa kılcal damarlarda kalan kan ile hayat bir süre daha belli belirsiz devam mı ediyor?
Sayfa 55
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Bu havalarda hep ölümü düşünürdüm. Oysa şimdi ölüm kanlı yüzü, kemikli elleriyle ümüğüme çökmüştü.
Sayfa 54
Sadece canlı cenazeydim. Ne dirilen dünyasıyla bağım vardı, ne ölümün unutulmuşluğundan, huzurundan yararlanıyordum.
Sayfa 50
Ölümün korkunç gerçeği ve canımı eriten bu haller karşısında ruhun ödüllendirilmesi, cezalandırılması, kıyamet günü hakkında bana telkin edilen şeyler tatsız bir aldatmacaydı. Bana öğretilen duaların ölüm korkusu karşısında hiçbir etkisi yoktu. Hayır; ölüm korkusu yakamı bırakmıyordu.
Sayfa 50
Karanlık, gamlı, korkunç ama keyifli yazgımı dokuyan o iplikler yok mu! Yaşamla ölümün birbirine karıştığı, bozulmuş resimlerin oluştuğu yer. ... Kaç defa mırıldandım durdum: "Ölüm!... Ölüm!... Nerdesin?" Yatıştırıyordu bu söz beni; derken gözlerim kapandı.
Sayfa 45