Kamile

Onların hayatı ılıman bölgelerde geçer. Oysa benim hayatımda tek mevsim oldu; hep aynı haldeyim. Sanki dünyanın soğuk kuşağında bir yerdeyim de hayatım hep karanlıkta geçmiş. Ne var ki içimde daima alevli bir ateş var; mum gibi eritiyor beni.
Sayfa 29
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Ben parçalara bölünmüş, somut bir varlık mıyım? Bilmiyorum. Ama şimdi aynaya baktığımda, tanıyamadım kendimi. O eski "ben" ölmüş, parçalarına ayrılmış ama aramızda hiçbir engel yok. ... Hayat dediğin, baştanbaşa bir öykü. Üzüm salkımını sıkmalı, şırasını şu ihtiyar, kuru gölgemin boğazına kaşık kaşık dökmeliyim.
Sayfa 28
Bir kişinin gözleri yeterli değil miydi hayatımda? Şimdi iki kişi aynı gözlerle, ona ait gözlerle bakıyordu bana. Hayır; dayanılır gibi değildi kessinlikle.
Sayfa 24
Ölü kokusu, çürümüş et kokusu sarmıştı içimi. Ölü kokusu hep bedenimdeydi de ömür boyu kara bir tabutta yatmıştı sanki
Sayfa 23
Kan pıhtısı içinde kalmış o gözleri gördükten sonra tüm hayatımı saran karanlık gecede yürüyordum. Benim için ışık yerine geçen o iki iri göz ebediyen sönmüştü bir kere.
Sayfa 21