Ben henüz içkide istediğim kıvamı bulamamıştım. Yani içimdeki, o artık kelime ve cümlelerle ifade edilmeyen ve hastalıklı bir hål alan o isimsiz, cümlesiz, kelimesiz sıkıntıyı gidermeye henüz muvaffak olamamıştım.
Muhakkak her erkeğin hayatında ona felaket getirmesi
mukadder olan bir kadın vardır. İşte bu kadın, hayatımın ıstırabı olmaya aday olan bu kadın uğursuz bir tesadüf neticesi olarak o gün karşıma çıkmış bulunuyordu.