Öfkelendiği, çaresiz kaldığı, istediği hedefe ulaşamadığı zamanlar kadının silahının belden aşağı vurmak, karşısındakini acıtmak olduğunu bilirdi. Annesinin bu huyundan nefret ederdi.
Körlük, her şeyi sular altında bırakarak önüne katıp götüren ani bir deniz kabarması gibi deği, binlerce çalkantılı dereciğin sinsice, toprağa yavaş yavaş sızdıktan sonra, aniden tamamını istila etmesi gibi yayılıyordu.