Cesur Yeni Dünya ileri yüzyılları anlatan bir ütopyayı konu almaktadır. Bu ütopyadan kısaca bahsedersek; bu dünya hiçbir zorluğun olmadığı, herkesin belli görevlerinin olduğu, her insanın belli bir gruba dahil olduğu, herkesin mutlu olduğu bir yer. Eskiye dair her şey yasak. Şiir, bilim, aşk, sevgi gibi. Tüm bunların yanında kitaptaki kahramanlarımızın bireyselleşme farkındalığına şahit oluyoruz
Kitabı okurken sürekli şu düşünceyleydim: '' Aslında bir şeyler için uğraşmak bile ne kadar büyük bir lütufmuş.'' Evet böyle düşündüm çünkü bu uğraş bile bir birey olmanın getirdiği sonuç ve haz. Özgürce okumak, tiyatroya gitmek, bilimle uğraşmak, düşünmek, inanmak ve sevmek bunlar bireyselliğimizin armağanları bir nevi. Peki böyle bir dünya yerine her şeyin çok önceden planlandığı bir dünyada yaşamak nasıl olurdu? Cehennem gibi sanırım. Çünkü mutluluk bile ıstırapla kazanıldığında anlamlı hale geliyor.
Yazar 5-6 yüzyıl sonra böyle bir dünyada yaşamanın imkansız olmadığını söylemiş bir röportajında fakat ben kitapta anlatılan şeylerinin yarısının günümüzde oluştuğunu düşünüyorum. Ve gelecek yüzyılda bile bu dünyanın içinde olabilir insanlık.
Keyifli okumalar :)