Gokan Karagoz

8/10
·562 syf.··
Beğendi
·
2020 13. kitabı
Çok Tatlı Bir Yazardan Çok Şirin Bir Kitap Başlık biraz iddialı gelebilir. Ancak kitabı ve yazarını tanırsanız bana hak verirsiniz. Bu kitabın bende 'bana aynı zamanda hayatımdaki en değerli insanlardan birisini kazandırdığı için' ayrı bir yeri var.. Kitap oldukça kalın olmasına rağmen bir solukta bitiyor.. Çünkü o kadar eğlenceli ve surükleyici ki sayfalar hızla akıyor. Gerek betimlemeler, gerekse başarılı diyaloglar sayesinde film izlemenin ötesinde, bir dizinin içinde hissediyorsunuz. Adeta karakterlerle birlikte olayları yaşıyorsunuz. Okumamın üzerinden bir hayli zaman geçsede kitabın öyküsünü hatırlıyorum.. Macera dolu olaylar hız kesmiyor, gerilim ve merak duygusu hep yüksek olduğu için kitaptan kopmuyorsunuz.. Kitabı okurken bazen tebessüm ediyor, bolca gülüyorsunuz. Yazarımızın ilk kitabı olmasına rağmen edebi yetkinlik açısından başarılı bir kitap. Okursanız üslubunu seveceğinizden kuşkum yok.. Özellikle romantik komedi tarzı seviyorsanız Kiralık Sevgili Dükkanı'nı okumalısınız. Sağlıcakla Kalın...
Roman
Kiralık Sevgili DükkanıCanan Öget · Cinius Yayınları · 201710 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
7/10
·146 syf.··
Beğendi
·
2021 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2021 18:43
Nobel ödüllü yazar William Faulkner'ın sıradışı üslubu anlaşılmazlığın ve karmaşıklığın en iyi temsili niteliğinde. Ayı, okurken zorlandığım, belkide anlamakta güçlük çektiğim tek kitap. Ki sonradan birçok kişinin aynı fikirde olduğunu öğrendim. İç içe geçmiş, uzun, devrik cümleler, ve'lerin ve ki'lerin tekrarlanışı ve zamansal sıçramalarla insanın kafasını karıştıran bir anlatımla kurgulanmış destansı bir öykü. Faulkner yer yer çıkarımlarda bulunmuş, özellikle bazı konularda kendi düşüncesini yansıtmış. İnsanın doğaya ve birbirlerine olan hükmünü, eşitsizliği, inancı ve yaşamanın güçlüğünü işlemiş. Ve tabi hırsını, mülkiyetin kutsallığını, hayvanların yaşama ve barınma hakkının gasp edilişini dramatik ve şiirsel bir anlatımla öyküye aktarmış. Yıllardır vurulamayan ve ormanın bir bölgesinde hüküm süren Koca Ben'i avlamaya çalışan bir grup insanın hayat hikâyesi.. ve çok daha fazlası...
AyıWilliam Faulkner · İletişim Yayınevi · 2014179 okunma
Beyaz Gemi
8/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2021 20:12
Aytmatov, Beyaz Gemi’de insanların hayatla olan mücadelelerini, çarpıcı, dramatik bir dille aktarır. Tabiatla, birbirleriyle kurdukları bağları içten ve ustalıkla kurgular. Küçük bir çocuğun, dedesi ve doğayla kurduğu saf, duygusal ve samimi bağı anlatırken, geçmiş ile gelecek arasında bir köprü oluşturur. Beyaz Gemi’de birçok temayı ustalıkla işler. Karakterlerin tipin özellikleri çok nettir. Ve bunlar üzerinden toplumsal mesajlar verir. Çocuk, geleceği, saflığı, iyiliği sembolize eder. Dedesi ile olan ilişkisinde akraba bağlarını, saygıyı, sevgiyi ve fedakarlığı görürüz. Çocuğun bakış açısıyla umut etmeyi, hayal kurmayı, tabiata saygıyı ve erdemli olmayı hayatın gerçeklerinden yola çıkarak aktarır. Bir çocuğun hayal dünyasını ustalıkla gün yüzüne çıkarır. Destanlardan ve gerçekle iç içe geçen masallar üzerinden Kırgız kültürünü de aktarır. Muhteşem betimlemeleriyle okuru hikayenin içine çekerek olaylara tanık eder. Bazen tebessüm ettirir, bazen hüzünlendirir. Ve bolca düşündürür. Ötüken Yayınlarından Refik Özdek’in başarılı çevirisiyle okurlarıyla buluşan kitap, Cengiz Aytmatov eserlerinin 176 dile çevrilmesindeki başarının en iyi kanıtlarından birisi. Cengiz Aytmatov
Roman
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,5bin okunma
7/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
·
560 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2020 23:31
Çok uzun zaman önce dikkatimi çeken alıp okumak istediğim bir kitaptı... Fantastik epik türde yazılmış bir çocukla ejderhanın macera dolu hikayesini ele alıyor. Paolini daha 15 yaşındayken Eragon'u yazmaya başlıyor. Fakat kitap çocuk yaşta bir yazarın kaleminden çıkmasına rağmen oldukça başarılı olsada benim beklentimin altında kaldı... Kitapta geçen Antik dil akıcılığı bozmuyor. Olayların sürükleyiciliği okuru sıkmıyor ve merak duygusunu güçlendirmeyi başarıyor. Betimleme ve karakterlerin gelişimi güzel. "Eragon; kader, büyü ve benzeri görunmez güçlerin egemen olduğu bir dünyanın içine" sizide çekebilir.. Fantastik roman severlerin değerlendirmesi gereken bir kitap. İyi okumalar dilerim.. )
Edebiyat
Eragon: Ejderha Süvarileri'nin MirasıChristopher Paolini · Altın Kitaplar · 20211,067 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
Beğendi
·
2017 46. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Ekim 2017 01:29
Otronto Şatosu, Horace Walpole’e tarafından yazılmış, Gotik Edebiyat alanında ilk eserdir. Bir başka deyişle Gotik figürlerin mimari ve resimden sonra edebiyat alanına taşındığı ilk eserdir. Kitapta Gotik sanatına ilişkin olarak edebiyatın ana unsurlarından olan mekân için seçilen başlıca yerler; daha çok dini ve siyasi alanda karşımıza çıkan: Şato, kale, kilise, şapel, gizli geçitler… Konuya ilişkin; doğaüstü olaylar, nereden geldiği bilinmeyen nesneler, korku ve dehşeti alevlendiren gizemli ve sıra dışı olaylar, ruhlar ve bilinmezlik… Walpole kendisinden sonra birçok yazara ilham kaynağı olacak olan bu eserini okurken insan kendisini bir tiyatro sahnesinde buluyor. Bazen heyecanlanıyor, bazen korkuyla ürperiyor, bazen de tebessüm ediyor. Birkaç yıl önce öğrencilik yıllarımda kitap fuarından merak ederek ikinci elini aldığım kitabı çok sonraları okumanın pişmanlığını ve kitabı okurken duyduğum mutluluğu anlatamam. Ahlaki değerler yargısına bulunduğu katkı, kadının toplumda ve ailedeki yerini ve tutumunu sorgulatan, dostluğu, yöneticiliğin nasıl ve ne olduğunu, tabi ki aşkı böylesine çarpıcı ve akıcı bir anlatımın güzelliğiyle okumak insanın ufkunda zengin bir birikime katkı ediyor. Kitabın konusuna da çok az değinmek istiyorum. Otronto prensi Manfred, oğlu hasta Conrad’ı Vicenze Markisi’nin kızı güzeller güzeli Isabella ile acele bir şekilde evlendirmek ister bunun sebebini herkes şu kehanete bağlar “Asıl sahibi orada yaşayamayacak kadar büyüdüğünde, Otronto Şatosu ve lortluğu ailenin elinden çıkacak” ama düğün günü Conrad ortadan kaybolur. Köylüler onu Şatonun şapelinde nereden geldiği bilinmeyen devasa miğferin altında ölü olarak bulur. Köylülerden biri (Theodore) bu miğferin Nicholas kilisesindeki Alfonso heykelindeki miğfere benzediğini söyler. Prens, farklı
Otranto ŞatosuHorace Walpole · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20172,629 okunma