Kevser işte; uyur, okur, yer, okur, aşık olur, okur, üzülür, okur, sevinir, okur, şarkı söyler, okur, gülümser, okur ve biraz daha yazıp ardından okur.
Yerin dibine geçmiştim, içim sızlıyordu, gücenmiştim, kızmıştım, üzülmüştüm, kahrolmuştum. O anda duyduğum acıya isim veremiyorum. Bu acının adı var mıdır, yok mudur, bilmem! Ama gözlerim yaş içindeydi...
"...Benden gelendi, razıydı. Razı olmdığı yok muydu peki? Yapsam da gitse, gitmese de silse. Baksa da içimi görse, dışımdaki güzelliğin bin değil bir kadeh bile devirmeye değmeyeceğini anlasa... Ah anlasa, anlasa da itiraflarının benim için ne kadar büyük zırvalıklar olduğunu hatırlasa!.."