Bir ülkede, bir kimsesizlikte, bir hiçlikte, bir sözde, bir kitapta, bir cümlede bazen de bir reçel kavanozunda bulur insan hakikatleri, hayalleri ve hedefleri, belki de olması gerekenleri.
Neyse, demem o ki bir ülkenin nasıl olması gerektiğini soran ve bu soruyu kendisini hedef belirleyen kimseler, öncelikle halkının fakirliğinde bile zengin olması gerektiğini aklından çıkarmasın, hedeflerini o çok zengin kelimelerden bulsun, çıkarsın ve cümle oluştursun.
Bu cümleler yavaş yavaş birleşerek bir paragraf, paragraflar sayfalar ve sayfalar yaşanmışlıklara dönüşsün.
Böylelikle bir ülke bir hedeften çıkıp hakikate dönüşsün.