Mehmet Tugay Kıroğlu

Mehmet Tugay Kıroğlu
@Karamazhov
İstanbul, 1 Ocak
8 okur puanı
Haziran 2019 tarihinde katıldı
Arkadaslar siz ciddi misiniz?
2/10
·264 syf.··
2022 1. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2022 11:36
Kitabi puanlayan arkadaslar, resmen dolandirdiniz beni. Site puanina guvenip aldigim bu kitabin her bir sayfasini “bi sonraki bolum toparlayacak herhalde” diyerek okudum. 450 kisinin puaniyla 9.1 ne demek arkadaslar? PR olabilir, destek vermek istemis olabilirsiniz ama 9 nasil bir puan acaba sizin haberiniz var mi? Tolstoy’a 8 veriliyor bu sitede dostlar, Oguz Atay 7 aliyor yediii. Inanamiyorum, sizi dost sanardim vallahi basimdan asagi kaynar sular dokuldu. Simdi gidip baktim Gogol’un Palto’su bile 8.5 puan be kardesim, pes yani!
1000Kitap
Ne İçin Varsan Onun İçin YaşaHikmet Anıl Öztekin · Destek Yayınları · 20217,7bin okunma
Mehmet Tugay Kıroğlu
Gayet haklı bir serzeniş. Tolstoy, Dostoyevski, Oğuz Atay ve daha nicelerini okuduktan sonra böylesi yazarlar okumak çok daha zor oluyor.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·120 syf.··
2020 322. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2020 00:21
Müthiş müthiş müthiş bir kitap.. Farabi'ye okul müfredatlarında yer açılması gerekli. Soluksuz okudum bu kitabı ve tadı damağımda kaldı. Destek yayınlarının felsefe serisi hakikaten müthiş. Hepsini edindim ve sıra sıra okuyorum. Şimdi gelelim Farabi'ye. Farabi, Ebu Nasır Muhammed İbn El Farah El Farabi'dir asıl adı. Türk bir ailenin çocuğu olarak 870'te Türkistan Farab yakınlarında küçük bir köy olan Vasic'te doğdu. Hayatı boyunca muzik, felsefe,botanik,matematik ve mantık alanlarında birçok eser yazdı. Batı dünyasında Alfarabius ismiyle bilinen Farabi, İslam felsefesinde "Birinci Öğretmen" olarak kabul edilen Aristotales'ten sonra "İkinci Öğretmen" olarak kabul edilir. Farabi, "İnsan ilmi aramakla mükelleftir. İlmi bulmak,onu öğrenmek ve onu anlatmak zorundadır" der. Çünkü insanı diğer canlılardan ayıran yegane ölçüt "düşünebilme" yetisidir. Ve bu yeti sonucunda ilimin kapısı aralanır. Içinde yaşadığımız çağda ise bırakın ilimi sağlıklı iletişim bile kuramıyor insanlar birbirleriyle. Gittikçe düşünüp hareket etme yetimizi kaybedip sığlaşıyoruz. Olumsuzluklar, olaylar peşimizi bırakmıyor bu yüzden. Düşünmeden hareket eden bir insan cahil değildir de nedir? Neyi neden yaptığını bir an bile sorgulamayan bir zihnin acizliğini düşünün. Ve bunun çevremizdeki tezahürlerini. Mesela öğrencilere durup düşünme şansı tanımayan bir eğitim sistemi düşünün, sadece ezbere dayalı. Konuları yetiştirme odaklı ders anlatan eğitimciler düşünün. Anlatmak odaklı ders anlatan bir avuç eğitimciyi dâhil etmezsek, günümüzde diplomalı cahillerin cehaleti şaşırtmıyor artık beni. Insanların çoğunluğu kendini eğitmiyor. Çünkü sakince bir köşeye çekilip düşünmek "sıkılmak" olarak adlandırılıyor maalesef. Sessizliğin sesine tahammül edemeyen sağır kulaklar düşünün. Bakın Farabi ne diyor ; "Kötü
Edebiyat
Farabi - Var mısın ki Yok Olmaktan Korkuyorsun?Mesud Topal · Destek Yayınları · 20209,3bin okunma
Mehmet Tugay Kıroğlu
Nazmiye hanım hiç kaliteli kitap okumamış gibi , nasıl olur da bu kitap hakkında bir değil iki değil tamı tamına üç kere müthiş diyerek incelemeye başlarsınız ? Berbat berbat berbat bir kitap...
10/10
·705 syf.·
2015 5. kitabı
Suç ve Ceza, ciddi anlamda okuma alışkanlığı kazandığım kitap. Ne zaman okuduğun en iyi kitap ne ya da kitap tavsiyesi istense aklıma ilk gelen kitap. Ayrıca 10 puan verdiğim tek kitap(tı, Kayıp Zamanın İzinde yi okuyana kadar). Romanın kahramanı Rodion Romanovich Raskolnikov 'un psikolojik buhranlarına, topluma bir türlü uyum sağlamak istemeyişine, sivri diline ve parlak zekasına tanık oluyorsunuz. Dostoyevski, kahramanımızın hayata bakış açısını, teorilerini, toplumsal ahlakı sorgulanmasını, ailesini ve aile ilişkilerini, dostlarını, düşmanlarını, tüm bunlarla olan ilişkilerini inceliyor ve muhteşem betimlemelerle sizlere de yaşatıyor. Dostoyevski öyle bir karakter yaratmış ki adamın katil olmasına rağmen sempati duymayan yoktur sanırım Raskolnikov' a. Suç olgusuna farklı bir perspektiften bakabilmeyi mümkün kılıyor bu da. Hikayedeki anlatım o kadar ayrıntılı ve gerçekçi ki sanki Dostoyevski kendisi yaşayıp da yazmış. Hatta bununla ilgili bir de doğruluğundan emin olamadığımız mevzu var. Kitap yayınladıktan sonra savcı, Dostoyevski hakkında dava açmış. Gerekçesi ise: " Bir caninin ruhsal durumunu bu kadar gerçekçi ve ayrıntılı anlatan bir kişinin geçmişinde kesinlikle bir cinayet saklıdır. " olmuştur. Kitap okuyorum, diyen herkesin okuması gerektiğini düşündüğüm bir klasik. Albert Camus gibi büyük bir yazarın da takdirini almış ve ;" Suç ve Ceza'yı okuduktan sonra, ilk kez yeteneğim hakkında bir kuşku duydum. Ciddi olarak, bu işten vazgeçme ihtimalimi ölçüp tarttım " dedirtmiş bir şaheser.
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,1bin okunma
Mehmet Tugay Kıroğlu
Bak sana ayrıca bir bilgi, raskolnik kelimesinin rusçadaki anlamı '' aykırı görüşlü '' demekmiş