Neledrock

10/10
·408 syf.··
2017 10. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2017 15:37
Aşk, edebiyatta her zaman vardır; dönemlere ve akımlara bağlı olarak bazen az, bazen çok ele alınsa da aşk, edebiyatın en temel konusu olmuştur. Vaziyet böyle olunca aşk, Adem’e şiir de yazdırır, roman da yazdırır olmuş. La Rochefoucauld’un “Edebiyat olmasaydı aşk olmazdı.” Sözü ekseriya zihnimi meşgul etmiştir ve ben, onun bu düşüncesinin tersine; Aşk olmasaydı edebiyat olmazdı düşüncesini daha makul bulmuşumdur. Şimdi burada aşk nedir? diye bir tartışma başlatsak zannediyorum ki, her yorum getiren birey kadar, farklı tanımlar doğacaktır. Kaldı ki, bir aşk romanı veya şiiri okuduğumuzda dahi farklı anlamlar çıkarmamızda bundan kaynaklı değil midir? Aşk dedim, edebiyat dedim ama hasılı, ne demek istedim ya da nereye varmak istedim, haklı olarak anlam veremediniz. Lütfen bu boş lakırdılarımı maruz görünüz ya da görmeniz lazım gelir mi demeliyim bilmiyorum. Çünkü ben on gündür Çalıkuşu’nun o zorlu hayatına tanıklık ediyor, onunla hüzünleniyor, şimdiki hayatımdan sıyrılıp onun hayatında önemsiz bir parça eşya olabilmenin hayalini kuruyor ya da ona, yaşadıklarına nazaran bir teselli bulmak istiyorum biçare vaziyette. İçinize işleyen şarkılar vardır, nasıl örnek versem… Belki Ezgi’nin Leyla türküsü gibi… Sözleriyle yüreğinize işleyen, müziği ile sizi alıp farklı diyarlara götüren şarkılar gibi… Çalıkuşu tam da böyle bir eser alıp sizi farklı diyarlara götürecek türden… Öyle bir eser ki anlatacaklarımı anlatamayıp, her cümlenin ardına üç nokta koymama neden bir eser… Eser, öylesine içten öylesine samimi ki; faraza kitabı açacak olsam Feride’nin ruhu ile karşılaşıyor, tüm bu yaşadıklarından dolayı ondan defalarca özür dileyesim geliyor tüm suçlu benmişim gibi. Çalıkuşunu pamuklara sarıp, saklayıp koruyasım geliyor, öylesine güzel öylesine naif, öylesine… Hayattan sıkılıp
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2019123,2bin okunma
Neledrock
Okumaya başladıktan sonra elimden bırakamadığım kitap.. Çalıkuşu'nun dünyası insanı o kadar içine çekiyor ki..Okurken bir an da kendimi Ferideymiş gibi hissediyor, tuhaf bir gurur duymaya başlıyordum. Reşat Nuri Güntekin yine kalemiyle okurun kendi kimliğinden arınıp,yeni bir bakış açısı kazanmasını sağlıyor. :)
Reklam
10/10
·160 syf.··
2017 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2017 11:44
Uzun uğraşlarım sonrası sanırım arkadaşıma, okuma alışkanlığı kazandıracağım. Dile kolay liseden süre gelen tam on iki yıllık arkadaşlık. Zannediyorum ki o, en yakın arkadaşım benim. Hayatının en ince ayrıntılarını bile anlatır bana, tabi bende ona. Kendisi öğretmendir benim gibi ancak benim aksime atanmış hayatını düzene koymuş biridir. Hayatında yaptığı ve yapacağı her şey sıra içindedir. Önce lise biter, üniversite kazanılır, üniversite biter, sonra askerlik. Askerlikte tamam derken atanma sırası gelir. En nihayetinde atanma işi de tamamdır. Geriye, kafa yapısına uygun bir kız bulup evlenmek ve sonrasında müthiş bir nizam içinde olan hayatını, yapılacaklar listesinden yine sırasıyla devam ettirerek kaçınılmaz olana doğru yol almak kalıyordu. Bu aralar kafası çok karışık arkadaşımın. Bir edebiyat öğretmeni varmış okulda; “Çok güzel bir kız, fiziği gayet iyi saçları, hele saçları öyle güzel ki onu görünce kendimi ona bakmaktan alıkoyamıyorum Anıl.” Diye çoğu zaman onun ihtişamına dem vurarak konuyu açar ve kızın davranışlarında ki tutarsızlıkları ile konuyu enine boyuna tartışarak, ondaki bu tutarsızlığın nedenlerini ve bu nedenlere nazaran bizim çocuğun, ona nasıl davranması gerektiğine dair kararlar alırız. Yine bir gün bu konular üzerine kafa yorarken; “Oğlum Anıl, ne yapacağım ben her geçen gün uzaklaşıyor benden, ne yapmak gerek? Ah bir bulabilsem keşke. Ortak bir yön bulabilsem.” Diye hayıflanırken birden aklına bir fikir geldi; “Aa bir dakika geçen İnstagramında bir kitap paylaşmıştı, onun üzerinden gitsek olmaz mı, ne dersin?” diye sevinçle bana döndü. Bende yardımcı olma arzusuyla fotoğrafı açmasını söyledim. Fotoğrafta Albert Camus’un Yabancısı ve onu tutan bir el gördüm. “Tamam. Varoluşçuluk felsefesini seviyor olmalı. Buna dayanarak varoluşçu yazarları
Edebiyat
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,5bin okunma
Neledrock
Benzer duygular içinde bitirdim kitabı.Bir ara Zehra'ya kızarken buldum kendimi.Neden bir gün önce gitmedin diye...Bana Ahmet Cemil'in maviden siyaha çalan hikayesini hatırlattı nedense.Neyse ki metroda değilim ve biten kitabın ardından dolan gözlerimi saklama ihtiyacı hissetmiyorum.
Mutluluk bu kitabı yarım bırakmak benim için..
1/10
·%44 (173/392 syf.)·
Söz konusu yazarın daha önce Serenad ve Kardeşimin Hikayesi adlı kitaplarını okudum. Daha önce almış bulunduğum ve kesin yargıda bulunmamak için buna da başladım ve yaklaşık 100 sayfa sonunda bu işkenceye son veriyorum. Çünkü aynı şeylerin tekrar etmeye başladığını, birilerini eleştireyim derken saygı sınırının aşıldığını, sürekli alttan alttan koca bir medeniyetin değerlerinin ayaklar altına alınmaya çalışıldığını iliklerime kadar hissettim. Genel olarak okuduklarımdan şunları çıkardım: İçki içmek iyidir, medeniyettir, gelişmişlik göstergesidir. Toplumun alt orta kesimleri namaz kılan, muhafazakar insanlardır. Sevişmek, evli insanların sevgililerinin olması, kıskançlığın olmaması gelişmişlik göstergesidir. Arabesk müzik ortadoğu kaypaklığının bir göstergesidir, caz, tango gibi müzikler iyidir. Toplumumuzun inançlı kısmı yozlaşmış, gelişmemiş, cahil ve yobazdır. İmla kurallarına önem veren, genel kültürünün gelişmişliğini! her konuda gösteren, üstelik bu memleketin bir evladı olan yazar, üç ihlas bir fatiha kavramını "üç kulhuvallah bir elham" şeklinde ifade etmiş. Bu ve bunun türevi birçok söylem var yani. Özgürlük ve sanat, hiçbir medeniyeti, hiçbir toplumu aşağılamak, ötekileştirmek değildir bence. Sanat kisvesi altında buram buram nefretin koktuğu, birilerinin hor görüldüğü, alttan alta düşmanlık tohumlarının ekildiği satırları okumak isteyenlere şiddetle tavsiye ediyorum bu kitabı ve türevlerini. Çünkü okumazsak göremeyiz, bilemeyiz, kimin ne olduğunu öğrenemeyiz. Keyifli okumalar.
1000Kitap
MutlulukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 202043,6bin okunma
Neledrock
Bence kitaba olan bakış açınızı değiştirmelisiniz.Yazarın kitabında ele alınan düşünceler, yaklaşımlar aslında sizin benim ve diğerlerinin fikirleri.Yazar toplumumuzdaki her kesimden insanın düşüncesine, yaşam tarzına, fikirlerine yer vermiş.Bahsettiğiniz aşağılamayı sokakta yanınızdan geçen insanlar yapıyor ve yazarda bunu aktarıyor.Ayrıca kitapta sadece doğuyu hor görme, batının modernliğini doğru kılma söz konusu değil.Birçok ironiyle bu sözde modernlik algısını da eleştiriyor.Bence farklı bir bakış açısıyla tekrar okumaya başlamalısınız.