Merhaba değerli okur,
Aziz Nesin! Edebiyat derslerinde eserlerinin adına, şaşırdığım ve çocuk aklıyla güldümüz yazar.. Dam Deli Var, Fil Hamdi, Ah Biz Eşekler, Hoptirinam, Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz...
Mizah, yani gülmece. Ağlayan halimize güldüren adam.
Aslında inceleme yazarken, korkarak yazdığım doğrudur. Sonuçta kamuoyuna duyuruyoruz. Ama Aziz Nesin'i doğru anlamak ne kadar olanaklı? Kendisini ve mizahını araştırırken; Wikipedia'da kendisi için söylenen:
« ...Mizah deyince halk yararına işlevi olan görevci mizahı anladığımı baştan söylemeliyim... Beni mizah yazarlığına iten etken, o günkü ortamın koşullarıydı. Kısaca şunu söyleyeyim; genellikle yoksunluk ve yoksulluk, yaşamından gelen bir kızgınlık, öfke, bir hınç alma biçimidir mizah... Her zorluk, her acı çeken ille de mizahçı olmaz elbet, ama bu ağır koşullar kişinin mizahçı yeteneğini geliştirir... Mizahçının yetişmesi için gerekli bireysel koşuldan da anlaşılacağı üzere, mizah, bir yıkıcılıktır. Mizahçı kırgınlıklarını, nefretini, kinini, öfkesini, hıncını, bilinçli bir biçimde gerçekten yıkılması gereken hedefe yöneltebilir ve mizah silahını halk yararına kullanabilirse, bir olumlu yıkıcı olur... Sınıfsal bilinci olan her yazar, ister istemez güdümlü olduğunu, kendi kendini güdümlediğini bilir.Sınıfsal bilince sahip bir yazarı, bir sanatçıyı güdümlü kılmak hiçbir politikacının hiçbir yönetmenin haddi değildir... Sanatın işlevi?... Bu konuda başkalarınınkine uymayan düşünceler içindeyim... Sanatçının kendini, kendi sınıfıyla özdeşleştirmesi koşuluyla, sanatın işlevi, sanatçının kendini dışlaması, varlaması, ortaya koyması demektir. Sınıfıyla özdeşleşmiş olduğundan, kendini anlatırken sınıfını anlatmış olur. »
Ağır koşullar ve mizah, tıpkı Twitter'daki gündem gibi...
Elimdeki kitap, miss gibi geçmiş kokan