Edip Cansever, yıllar önce yazdığı "Mendilimde Kan Sesleri" şiirinde Ahmet Abi diye birinden söz eder. Yazar /yayıncı Erdal Öz, hapishaneden çıktıktan sonra Cansever'le görüşmek ve Ahmet Abi'nin kim olduğunu öğrenmek ister. Edip Cansever, Erdal Öz'ü Ahmet abi'nin Göksu'daki evine götürür. Sohbet ederler. Ahmet Abi, 1951'de TKP tutuklamalarında hapis yatmış, çıktıktan sonra da her 1 Mayıs da gözaltına alınmış, bir "eski tüfek"tir. Edip Cansaver, Ahmet Abi'yi Çiçek Pasajı'nda bir içki sofrasında tanımış, hem anlattıklarından hem kişiliğinden çok etkilenmiş ve onu şiirine taşımıştır. "Ve zaman dediğimiz nedir ki Ahmet Abi/ Biz eskiden seninle /İstasyonları dolaşırdık bir bir" diye konuşur şiirinde Edip Cansever ve devam eder sözlerine:"Ahmet Abi güzelim mendil niye kanar / Diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar. /Mendilimde kan sesleri"
“Seni nasıl seviyorum biliyor musun? Ot yağmuru nasıl severse, ayna ışığı nasıl severse, balık suyu ve insan ekmeği nasıl severse, sarhoşun şarabı, şarabın billur kadehi sevdiği gibi, annenin çocukları, çocukların anneleri sevdikleri gibi, Lenin'in inkılâbı ve inkılâbın Marx'ı sevdiği kadar, velhasıl seni Nazım Hikmet'in Hatice Zekiye Pirayende Piraye'yi sevmesi gibi seviyorum.”