Bu kadar mesele varken, toplum büyük bir çözülmenin içindeyken büyük bir dava insanı olmayı isterdim. Güçlü, kalemi güçlü, hitabı güçlü, doğrunun yanında olan, ahlâki değerleri hakiki manada yaşayan ve yaşatan bir alemdar olmak isterdim. Yaşarken yüce kudretin ulvi sırlarına erişmiş bir insan olmak. Konuştuklarımla, yazdıklarımla, peşimden sürüklediklerimle var olmak... İşte o zaman "yaşadım ben" diyebilirdim. O kadar büyük bir vasıf göremiyorum maalesef kendimde. Aciz bir sürüngen gibiyim, zaman nereye sürüklerse işte oraya gidiyordum. Sağlam bir rotam yok.
Nice ölüler vardır ki diridirler, nice diriler vardır ki ölüdürler. Ne çok diri ölü var. Ruhunu bir çıkara satmış, ruhunu bir bedene satmış, ruhunu şeytana satmış... Son zamanlarda aşırı şımarık buluyorum insanları, ar perdesi yırtık, ar damarı çatlak bir yığın insan güruhu. "BEN" diye yaşayan kendinden başka, keyfinden başka derdi olmayan hafif davranışlardan çekinmeyen kadınlar ve erkekler... Evli, ev-siz, genç, yaşlı ama inadına ihtiraslı bir insan silsilesi... Ahlâklı görünmüyor gözüme bu düzen. Bu kadar keyif, bu kadar rahatlık rahatsız ediyor beni...
Rabbim dirilt ölü ruhları!
Rabbim dirilt ölü kalpleri!
Rabbim dirilt bizi...🥀
Ayşe Mızrak