Ayı ikiye böldü gidişin,
Burnuma bir sızı kokuyor
Ayrılık gibi acı
Ağzımda kekremsi bir kuruluk,
Gözlerimden sen düşüyorsun.
Ayı ikiye böldü gidişin,
Umarsız ve hesaplı bir ayrılık
Telleri kırık bir kemana dokunuyorsun
Çalmıyor şarkımız hiçbir radyoda
Artık bu yâri özlemiyorsun.
Ölümüne bir sessizliğe gömüldü içim.
Daha bir sabah sesinin yankısı
Seviyorum seni diyordu.
Aynı günün akşam üstüsü
Acımasız bir ayrılığa gömülüyordu.
Ayı ikiye böldü gidişin.
Ay tek parça
Dolun-ay olmadan yarım
Benim gibi yarım kaldı o gün...
Karışık zamanlarda hece şiirleri yazamam ben
Karışık zamanlarda gece şiirleri yazarım.
Serbest serbest akar gözyaşım,
Esir esir kalır göğüs kafesimde duygular.
Ayı ikiye böldü gidişin.
Karanlıktı önüm, arkam, sağım, solum,
Kesik kesik, boğuk boğuktu soluğum,
Hıçkırıyordu kalbim acı acı,
Sahipsiz bir ev gibi viran oldum o gün.
Döküldü kalbimin kerpiç duvarları,
Camları kırıldı hayat aynamın.
Çay koyuyorum, koyu olsun muhabbet
Ağzımın tadı tam olsun;
Çay bardakta yarım kalıyor bu sıra.
Bitirmeye meyilli hevesimi, bu sene,
Ne kekremsi tadı var, ekşi mi acı mı?
Tadı olsun diye dokunuyorum fasulyeye,
Ellerimle kırarken tek tek
Hevesim düşüyor başım önüme.
Gündüzler kısaldı Eylül'de
Geceler bitmeyecek gibi uzun
Bitiyor heyhat!
Gece bitmez dediğimiz, bitiyor.
Gündüz bir günaydın'la aydınlanır bildiğim.
Bu ara hiçbir şey bildiğim değil.
Çakmak yakıyor sigarayı,
Sigara ciğerimi yakıyor.
Yok gardaş yakan cigara değil,
Bu sonbahar, yapraklar biraz hızlı dökülüyor.
Bu sonbahardan önce yaşadık mı ilkbahar?
Ha-tır-la-mı-yo-rum
Ah gardaş, bulunmuyor her daim yanında bir haldaş.
Yıldızlara bakıp gülümsüyorum
Sönmeyin sönmeyin, karışmasın hava öyle!
Kafam gibi karışmasın.
Gönlüm, gece gibi hüzne
Her gün her gün alışmasın.
Yalın Halde YalnızlıkAyşe Mızrak