Yolun yarısını epey geçmiş bir yaşta olarak
“ne öğrendin?” şimdiye kadar deseler;
“Her gelenin gideceğini,
Her acının azalacağını,
Hayatta hiç bir şeyin, seni üzecek kadar hükmü olmadığını,
Herkesle kahkaha atabildiğini, ama yalnız ağladığını,
Ölümden gayrı her şeyin çaresi olduğunu,
Çok geçten daha kötü bir kelime olmadığını
Her şeyin zamanında önemli olduğunu
Bir saniye sonrasının kaygısına düşmeden yaşamak gerektiğini,
Aslında herkesin kimsesiz olduğunu,
Yaralarına süreceğin merhemin sadece “sen ve zaman” karışımı olduğunu,
Derdin üstünde dertler olduğunu
Kimi nereye koyacağının kararını, sadece senin verebileceğini,
Zamanınızı keyif aldığınız insanlarla geçirmenin paha biçilmez olduğunu,
İnsanlara sınırsız şans tanımanın en büyük hata olduğunu öğrendim “ derim.
Alıntı
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Toplumcu gerçekçi güzel bir kitaptı. Dil anlaşılır, sade idi. İçerik olarak köylünün hayat arasındaki sıkışmışlığı ve bunalımı anlatılmış. Aydın kesimin toplumsal sorunlar karşısında duyarsızlığından yakınılmış. Keyifli okumalar... :)