📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
2020’nin ilk incelemesiyle başlıyorum. Uzun zamandır inceleme yazmıyordum. Hatta uygulamayı telefonumdan silmiştim. Ama geri döndüm
Kitap yazarın okuduğum ikinci kitabı. İlk olarak fazla ön planda olmayan bir kitabı olan Kujo’yu okumuş ve sonunda ağlamıştım. Bu kitabın sonunda ağlamadım ama kesinlikle Kujo’dan daha fazla etkilendiğimi söyleyebilirim. Bence Stephen King okumaya başlamak için hem kısa olmasıyla hem de ilgi çekici bir konuya sahip olmasıyla oldukça uygun bir kitap.
Konusundan kısaca bahsedecek olursam giyimi ve dış görünüşü nedeniyle okuldaki herkes tarafından zorbalığa uğrayan bir kızın en sonunda öcünü alması hakkında diyebilirim. Kızımız, Carrietta White, çocukluğu boyunca annesinin işkencesine uğramış. Annesi dinine o kadar bağlı bir insan ki kızının en ufak bir hatasında onu bir dolaba kapatıp zorla dua ettiriyor. Bana kalırsa kitapta kötü bir karakter aramak zorundaysak bu kişi kesinlikle Carrie’nin annesi olur. Stephen King dindarlık seviyesini abartarak anlatmış olsa da çevremizde buna benzeyen insanlar görmüyor değiliz. Her yanımızla Margaretlar ve Carrieler var.
Bir başka nokta ise, bu korku öğelerini çıkarırsak kitabın tam olarak bir Amerikan gençlik filmine dönüyor olması. Karakterler, olaylar, mekanlar tam olarak bu tarz filmlerden fırlamış gibi. Bu nedenle filmini izlememiş olmama rağmen olanları gözümde canlandırmam çok kolay oldu. Benzerlerini daha önce defalarca gördüm çünkü. Filminden bahsetmişken, en yakın zamanda izlemeyi planlıyorum.
Biraz uyduruk bir inceleme oldu sanki. Ama kitap hakkında hislerim tazeyken yazmak ve ilk hislerimi unutmamak istedim. Ayrıca uzun süren bir kitap okumama boşluğundan geri dönüyorum.