Atılgan, bu kitabında ana karakter üzerinden, insanın kurduğu ilişkileri, bildiğimiz şemaların dışında aktarıyor. Tek başına "bireyin yalnızlığı" ifadesiyle açıklanamayacağını düşünüyorum. Özne merkezli hikayede, karakterin kendi ekseni dışındaki kişi, olgu ve olaylar karşısında yaşadığı derin veya yüzeysel çelişkileri aktarıyor. Elbette bu çelişkiler karakteri bir yalnızlığa doğru itiyor. Romantik ilişkilerinde yaşadığı ikilem ve sürekli arama hali belki de bu boşluğu doldurmak için yazılıyor. Tabiki yine bir şehirden gitme durumu, şehirden gitme arzusu göze çarpıyor. Sonlara doğru konfor alanı oluşturduğu eski ilişkisini kuvvetlendirmeye çalışsa da, kendi eksenine benzeyen bir kişi ve yaşantınının - maceranın - peşinden gitmeye çalıştığı görülüyor. Aylak AdamYusuf Atılgan
Yusuf Atılgan'ın bu yarım kalan romanı, onun kırsal yaşam hakkındaki izlenimlerini sunuyor. Öyle detaylar sunuyor ki bize, hiç bilmeyen insan bile tası tarağı toplayıp kırsala yerleştiğini anlayabilir.
Kitaptaki karakterlerin davranışları genel olarak temel ve gelişmiş olmak üzere hayatta kalma güdüsüyle gerçekleştirdiği görülüyor. Bir tür zincirleme olaylar bütünü görüyoruz. Hemen her kitabında gördüğümüz cinsel ögeler, bu kitapta da romantizm bünyesine alınmadan, sadelikle ve olağanlıkla sunulmuş. Kitabın oldukça akıcı ve merak uyandıran tarzda olduğunu söyleyebilirim. CanistanYusuf Atılgan