KÜBRA ARIKAN

KÜBRA ARIKAN
@Kbra907
İstanbul
İstanbul
13 okur puanı
Temmuz 2017 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
10/10
·152 syf.·
2018 2. kitabı
Hayatta her şeyin düzeleceği umulur fakat herkes için söz konusu değildir. Zorluk günlerinde herkes tam anlamıyla tanınamaz . Refah her şahsın istediği bir şeydir fakat çoğu kimse bu refahı kendisi için ister, kendisine refah sağlamak için bazılarının cefa çekmesi umrunda olmaz. Insanlar çıkarlar için uyutulur, alınteri sahibine ulaşmaz çoğu kez , herkes bir özenti içindedir. peki bizler de özümüzde kalabilecekmiyiz. Birbirinin ayağını kaydıran onca insan... Çıkarlar düşmanları dost ediyor, dostları da düşman. kimilerimiz bir hiç uğruna feda oluyor . Kusursuz bir düzen olamaz insan elindekinin kıymetini bilmeli hayat bizlere daha bir çok şey öğreticek , geçmişten ders çıkarmalıyız. Unutmayalım yarın tekerrürden ibaret içinde bulunduğun an her an yerini terkedip tarihte yer kazanır!
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,1bin okunma
Reklam
10/10
·93 syf.·
2018 1. kitabı
Mustafa kutlunun ilk okuduğum kitabı bundan sonra favori yazarlarım arasında yer alıyor. Dünya hırsı, zenginliği, insanları nasıl değiştirdiğini başka karakteristik özelliklere tutsak ettiğini fakat mukabilinde bazı insanların bu rüzgarın esintilerine kendilerini esir etmeyip değerlerine vicdanına benliğine sahip çıktığını bu gösteriş ağacının değil hakikat ağacının gölgesinde serinlendigini en iyi şekilde ifade edip özüne sahip çıkmayı destekliyor. Muhakkaki Allah sizin dış görünüşünüze ve mallarınıza bakmaz fakat o sizin kalplerinize ve yaptıklarınıza bakar. Hadisinin kendisini desteklediği bir kitap
Edebiyat
Yoksulluk İçimizdeMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 202112,9bin okunma
Puan vermedi
Roman, aralarında yirmi yaş olan Meryem ve Leylanın, Afganistanın sovyet işgali ile başlayıp, şeriat rejiminin ilan edilmesine kadar uzayan tarihi örgüsünde bir gün, bir şekilde aynı evi paylaşmalarına kadar uzanan hayatlarını anlatır. Ülkelerinde olan değişim sürecinin yansımasında, her ikisinin hayatı da beklenmedik dramlara sahne olur. Konusu biraz dramatik ama gerçekten çok sürükleyici. İki kadının hayat öyküsünün yanı sıraa Afganistan'daki tarihsel sürecin ve yönetimlerin de insanlar üzerindeki etkilerini anlatan bir kitap. Afgan kadınların, erkekler tarafından her türlü problem karşısında nasıl ilk suçlanan kişi olduğu kitabın hemen her sayfasında vurgulanıyor.  Hatta bir annenin kızına söylediği bu sözü çok beğendim “Hep kuzeyi gösteren bir pusula ibresi gibi, bir erkeğin suçlayan parmağı da mutlaka bir kadını işaret eder. Her zaman. Bunu hiç aklından çıkarma, Meryem.”
Edebiyat
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,3bin okunma
10/10
·112 syf.·
2018 4. kitabı
#kitapyorumum #Âzâde #uyanışyayınları Fazile Aşar Aydınalp Yetimhanede büyüyen, sevgi şefkat görmeyen buna rağmen yüreği daima sevgiyle dolup taşan ince ruhlu âzâde.. Yetimhaneye gelen çocuklarla ilgilenen hızıra gönül vermiştir. Hızırın sevdasıyla yanan yüreği onu rahmana yaklaştırmış her geçen gün sönmek bilmeyen bir ateşle yanmaktadır. Seni Allah'a götürmeyen aşk, aşk değildir, hırstır, şehvettir, hevestir, sözününü iliklerinize kadar hissedeceksiniz. zira ben kitabı okumadım yüreğim de hissettim. Bir eşyayı sever gibi seviyoruz birbirimizi, şefkat, hoş sohbet, muhabbet yok. Sadece maddi şeyleri konuşuyor, dünya nimetlerini tahayyül ediyor, ahireti hiçbir şekilde tefekkür etmiyoruz. Mesele Onun ruhunu, dünyada ki varlığını sevmek, gerisi dünya lezzeti ve şehvet uyanmasıdır yalandır. Bir insanın ruhunu onun varlığını sevmek nedir bu kitapta anlayacaksınız ve ağlayacaksınız. Sizlerinde Kendinizden bir parça bulma ümidiyle okuyun, okutun..
AzadeFazile Aşar Aydınalp · Uyanış Yayınevi · 201728 okunma
10/10
·112 syf.·
2018 6. kitabı
#Kitapyorumu #ErichScheurmann #göğüdelenadam #Sayfasayısı111 #türfelsefe Günümüz Türkiye’si ve dünyayı ele alan bir kitap. Büyük Okyanus' un güneyinde, Samoa Adalarında yaşayan Polenizyalı halkların kabile reisi tuiavii, bizlere hiçbir zaman sahip olamayacağımız bir bakış açısıyla kendimizi anlatır. Avrupalıların; giyimine, para tutkusuna, zaman ve mekan vurgusuna, mesleklerimize, birbirimizden uzak ve soğuk tavırlarımıza, birbirimize selam verip, almaktan aciz halimize, makineleşen dünyamıza, taş binalardaki yalnızlığımıza... Kısacası hayatımızın her noktasına eleştiride bulunuyor. Biz "uygar" insanlara ayna tutan bir kitap ve ben o aynada gördüğüm iç yüzden hiç mi hiç hoşlanmadım. Hangimiz şöyle uzaktan bakıp hayatımızı, çevremizi, aile ve arkadaşlık bağlarımızı gözlemleme, sorgulama gereği duyuyoruz? Dünyamıza dışarıdan bakabilmek, bambaşka bir bakış açısıyla bakıp görebilmek mümkün mü? Bizi gözlemleyen, farklı bir medeniyete sahip bir insanın, kültürümüze hangi bakışlarla baktığını öğrenmek istiyorsanız bu kitabı okumalısınız. başka bir gözle kendini görmek isteyenlere şiddetle tavsiye ederim ️ Kitapda altını çizdiğim cümleler.. “Bize ışığı getireceğinize inandırmıştınız ama sizin medeniyetiniz bizi de kendi karanlığına çekti.” Eğer insan çok fazla “şey”e gereksinim duyuyorsa, bu büyük bir yoksulluğun göstergesidir. Çünkü bu, o insanın, Büyük Ruh’un “şey’leri açısından yoksul olduğunun kanıtıdır. Para, para... Papalagi'nin gerçek tanrısı yalnızca paradır. Çünkü beyazların dünyasında insanların ağırlığı yalnızca parasıyla, o parayı her gün ne kadar arttırabildiğiyle ve hiçbir depremin zarar veremeyeceği kalın demir kutunun içinde ne kadar biriktirebilidiğiyle ölçülür. Yiğitliği, soyluluğu ya da zekasının parlaklığıyla değil. papalagi, “ Ne kötü, yine
Göğü Delen AdamErich Scheurmann · Ayrıntı Yayınları · 202017,1bin okunma
Reklam