Daha derin duygularını görünmez kılmaya çalışan kadınlar, kendilerini zayıf düşürürler. Ateş söner. Bu, acı verici bir geçici olarak canlılığını yitirme biçimidir.
Bütün "hazır olmamalar", bütün "zamana ihtiyacım varlar" anlaşılabilir, ama sadece kısa bir süre için. Gerçek şu ki, asla bir "tamamen hazır olma" söz konusu değildir, asla bir gerçekten "doğru zaman" yoktur. Bilinçdışına her inişte olduğu gibi, öyle bir zaman gelir ki, sadece en iyisi umularak burun sıkı sıkıya kapatılır ve en derin sulara atlanır. Eğer böyle olmasaydı, kadın kahraman, erkek kahraman ve cesaret sözcüklerini yaratmaya ihtiyaç duymazdık.
Sabahattin Ali'nin kaleminden süzülen kaygıyı yazılarında hissetmemek elbette mümkün değil. Bu kitapta her bölümünden bir şeyler çıkarabileceğimiz pek kıymetli öyküler barındırıyor. Diğer öykülere kıyasla köylü-kentli karşıtlığına ek olarak, Dağlı-Ovalı, Yörük-Türk, Alevi-Sünni ayrımcılığına da yer veriyor. İnsanın yaşam karşısında sarsılmazlığını ve boyutunu nitelerken kalemin sahibinin farklı bir yazım biçimi aradığı gözlerden kaçmıyor. Sayfaları karıştırmaya başladığımızda ilk öykünün diğerlerinin bir işareti gibi görebiliriz; her bir bölümde hikayesini okuduğumuz insanların, bunca hayatın farklılığını ve de aynılığını simgelediğini...
Yeni DünyaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202533,7bin okunma