Kübra Nur

Puan vermedi·56 syf.··
2026 5. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2026 01:26
Oscar Wilde’in Mutlu Prens eseri ilk bakışta çocuklara hitap eden masalsı bir evren sunuyor gibi görünsede aslında her bir öyküsü insanoğlunun bencilliğini, fedakarlığın ağırlığını, kibrin sonunu ve toplumsal iki yüzlülüğü net bir şekilde gösteriyor. Kitaba ismini veren Mutlu Prens öyküsünden sizlere kısaca bahsetmek istiyorum. Mutlu Prens, şehrin sefaletini gördükçe üzerindeki altın ve mücevherleri bir kırlangıç aracılığıyla yoksullara dağıtan bir heykelin hazin öyküsüdür; kırlangıçın soğuktan ölmesi ile heykelin metal kalbi çatlar ve bu trajik son manevi bir zaferi beraberinde getirir. Bülbül ve Gül hikayesi beni en çok etkileyendi. Bu hikayede ise bir gencin aşkı için canını feda edip ona kalbinden akan kanlarla büyüyen gülü şu sözlerle “Ama aşk,hayattan daha değerlidir ve bir insanın kalbinin yanında bir kuşun kalbi nedir ki?” armağan eden koca yürekli bir bülbülün öyküsü anlatılmıştır. Bunlar dışında üç hikaye daha yer alıyor kitapta. Wilde tüm bu hikayelerde estetik ahlakı, hüzünle bilgeliği harmanlayarak, okuyucuyu dünyanın görünen yüzünden çok, kalbin derinliklerine bakmaya davet ediyor. Bu harika eseri büyük-küçük herkesin okumasını tavsiye eder kitap kokulu günler dilerim.
Mutlu PrensOscar Wilde · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202429,8bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·224 syf.··
2026 4. kitabı
Nazan Bekiroğlu’nun okuduğum ilk eseri olan Mor Mürekkep her okuduğunuzda size farklı bakış açıları kazandıracak harika bir kitap. Peki Bekiroğlu Mor Mürekkep’te neler anlatıyor? Nazan Bekiroğlu’nun Mor Mürekkep’i, modern edebiyatımızın en zarif işçiliklerinden biridir. Kitabı elinize aldığınızda karşılaşacağınız şey sadece bir denemeler topluluğu değil bir kadının ruhundan dökülenlerin kağıda düşüş biçimidir. Yazar, gündelik hayatın tozuna karışmış her bir kelimenin kökenine inerek itibarlarını yeniden kazanmalarını sağlar. Bütün metinlerin omurgası olan konu ise, Doğu ile Batı arasında sıkışmış insanın o kadim “yurt özlemi”dir. Onun satırlarında Nil ile Tuna, Tanpınar ile Kafka, tarih ile efsane, hayal ile gerçek iç içedir. Bana kalırsa Mor Mürekkep bir bakış kitabıdır. Eşyaya, kadına, aşka ve zamana karşı geliştirilen bu derin bakış, okuru yavaşlatıp her virgülde nefes alıp, her noktada tefekkür etmeye zorlar. Bekiroğlu’nun cümleleri uzundur, ağdalı değil ama yoğundur. Kitabın bütününe yayılan o “mor” renk ise aslında bilgeliğin ve melankolinin rengidir. Bekiroğlu okura bir şeyler öğretme kaygısı gütmeden; okurun kendi iç dünyasındaki o gizli odaya girmesini sağlar. Böylelikle tıpkı bir mürekkebin kağıda yayılışı gibi okurun düşüncelerinin şekillenmesini izler. Sözlerimi kitaptan şu alıntı ile bitirmek istiyorum: “Durduğunuz yer kendi morunuz. Ya siz hangi morsunuz? Yaşıyor mu, ölüyor musunuz?” Kitapla kalın.
Mor MürekkepNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20212,171 okunma
Puan vermedi
Sonra güzel bir insan girecek hayatına. Sen, “kaldı mı böyle iyi kalpliler?” derken bulacaksın kendini. İlk başta anlayamayacaksın çünkü uzun zamandır yalnız hissetmiş olacaksın kendini koca evrende, onca insan olmasına rağ­men. Ama o, ayna olacak sana, bir ışık olacak sonra, karanlığını aydınlatan, kitap olacak, okunması gereken,  yol olacak, beraber yürüyeceksiniz... Onu arıyorsan koca evrende, o da seni arıyordur aslında, sadece hazır olmayı bekliyorsunuz ikiniz de. Bu yüzden karşılaşana dek bazı acılardan geçecek, bazı kötü günler geçireceksiniz, birbirinizi bulunca daha çok kıymet bilmeniz için. Ayrı hayatlarda ama hep aynı frekanslardasınız, çünkü bağlısınız birbirinize, doğduğunuz günden beri. Korkma yalnız olmaktan! Şu an yalnızsın belki ama bu ona hazır olman için gereken bir süre sadece...
Kendine İyi BakArda Erel · İnkılap Kitabevi · 20181,507 okunma
10/10
·276 syf.··
2023 9. kitabı
Yazarın tanınmış en duygusal romanıdır.Roman aynı adama aşık olmuş iki yakın arkadaşın başından geçenleri anlatır. Zeynep yani "Zeyno" doktor bir babanın kızı aynı zamanda da doktor bir adamın nişanlısıdır.Nişanlısının adı Saffet'tir ve Saffet Zeyno'yu çok sever.Zeyno'nun kardeş gibi olduğu yakın arkadaşı Azize bir gün ona aşık olduğu ve akrabası olan Hasan'ı tanıtır.Hasan ve Zeyno bir süre sonra birbirlerine aşık olurlar ve Zeyno Saffet'le olan ilişkilerşinde eksikler olduğunu sezer.Azize Hasan'a çok aşıktır ama Hasan onunla bir izdivacı kabul etmez.Çünkü Zeyno'yu çok sever.Ama aynı zamanda Saffet'te Zeyno'yu çok sever hem de çok masum ve temiz duygularla.Bence romanın en masumu Saffet'ti :).Azize Hasan'a olan aşkından Hasan onunla bir izdivacı kabul etmediği için canına kıymaya kalkar ama başaramaz.Bu olaydan sonra Hasan kalbinin sesini değil de vicdanının sesini dinlemeye karar verir ve evlenirler.Çünkü bir can yok olursa o ağrıyı bir ömür kalbinde taşıyamaz,bu büyük aşk bile buna merhem olamaz.Bundan sonra Zeyno ve Saffet'te evlenirler.Azize'nin hastalanmasıyla Avrupa'ya giderler.Hasan burada Dora adında Zeyno'ya çok benzeyen bir kızla tanışır.Bu arada Zeyno ve Saffet'in ilişkisinde pek yolunda gitmemektedir.Aynı zamanda Zeyno da babasının arkadaşı olan Kurmay Subay Muhsin Bey ile tanışır.Azize ise hamiledir ama bu hamilelik oldukça risklidir.Zeyno kalp ağrılarıyla hayatını sürdürmüş masum bir kız.Zaten romanın genel konuları da Zeyno'nun kalp ağrılarıdır. Peki sizce Zeynoyla Saffet'e,Hasanla Dora'ya ne oldu?Azize çocuğunu kucağına alabildi mi?Kurmay Subay Muhsin Bey hayatlarına girdiği gibi çıkıp gitti mi,yoksa hayatlarında yer mi edindi?Bu soruların cevabını bulmak da size kaldı. Aynı kurguya Yazar Zeyno'nun Oğlu kitabında devam ediyor.Okumanızı tavsiye eder,iyi
Kalp AğrısıHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20233,072 okunma
"Asla dirilmez ölüler..."
Puan vermedi·528 syf.··
2024 2. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2024 10:54
Denizlere aşık bir adam Martin Eden,haddini aşar ve denizleri aldatarak bir kadına aşık olur,Ruth'a.Çok sever Martin,bir evi bile yokken yalılarda yaşayan bir kadına aşık olur.Tabi bana kalırsa bunların hiçbir önemi yoktur.Fakat Ruth maddi durumu ve eğitim seviyesinden dolayı Martin'in değişmesini ister.Martin'in bu aşk için her türlü zorluğu aşar,her şeyle savaşır ama Ruth'un sevgisizliğine çare bulamaz.Acı,ter,kırık bir kalp ve kocaman bir aşk bu kocaman aşkın karşısında geçici bir heves.Bir akşam yemeği ile başlayan tutkulu aşk denizin dibi ile son bulur... Bu kadar spoiler yeter. Kitap gerçekten harikaydı.Abartısız uzun zamandır okuduğum en iyi kitaptı.Hani bazı insanların yaşam öyküsünü dinledikten sonra gözyaşlarınızı tutamazsınız ardından o hikaye size boş duvar izlettirir ya,işte öyle bir şeydi.Kısacık bir film gibiydi ama o kadar güzeldi ki.Bazı yerlerinde kalbin heyecanla atarken sonunda gözyaşlarımın aktığı bir kitap. Ve bana kattığı en güzel şey şuydu;kimse için kendinizi asla değiltirmeyin.Çünkü bu değişim olumlu olsa bile o gittikten sonra anlamasız kalacaktır.Kusurunuz olsun Mevla'nın da dediği gibi "Kusurlar güzeldir,kusursuz olsa sahte olurdu." İsterseniz dünyanın en kötü insanı olun karşıdaki kişinin sevgisi kusursuz ise kusurlarınız ile sever sizi unutmayın "Kusurlarıyla sevmektir,kusursuz sevmek." Kafasındaki kalıba yerleştirmeye çalışmaz sizi.Bunu ancak sevgisi olmayan insan yapar. Daha fazla uzatıp spoiler vermek istemiyorum.Herkesi bu muazzam eseri okumaya davet ediyor,kitap kokulu günler diliyorum.
Martin EdenJack London · Koridor Yayıncılık · 2020134,7bin okunma