Kdfn

Daha iyi biri olmadan sıradan biri kalmak istiyorum.
“Koşmak isteyen biriyle yürümek isteyen biri yol arkadaşı olamaz.” Bazen insan hayatın yarıştırdığı o “daha iyi olma” telaşından yorulur. Herkes bir hedef peşinde koşar, herkes kendini aşmak ister; ama sen bir an durup nefes almak, “Ben böyleyim ve böyle kalmak istiyorum” demenin huzuruna özlem duyarsın. Sıradanlığı seçmek bazen pes etmek değil, kendini tüketmemektir. Çünkü herkesin gelişim hızı, hedefi, isteği aynı değildir. Kimisi koşarak ilerler, kimisi yürümeyi tercih eder, kimisi de bir süre olduğu yerde kalıp hayatı dinlemek ister. Ama ne olursa olsun; aynı ritimde yürümeyen iki insan yol arkadaşı olamaz. Koşmak isteyenle yürümek isteyen yan yana durduğunda, biri sürekli geri çekilir, diğeri sürekli ileri gider. Biri yetişmeye çalışırken yorulur, diğeri beklemekten sıkılır. Sonunda aradaki mesafe, duygulardan bile hızlı büyür. Belki de mesele şudur: İnsan kendi hızına uygun olanı arar. Kendi adımlarına uyum sağlayanı, aynı tempoda nefes alanı… Çünkü yol uzundur ve yalnızca uyum sağlayanlar gerçek anlamda eşlik edebilir. Sıradan kalmak istiyorum demen, hiçbir şey yapmak istemediğin için değil hayatın hızını başkası belirlesin istemediğin içindir.
Duygu ve Düşünce
Reklam
"dinli der dinsiz bize levm eder dinli bizi biz ne ondan ne bundanız hem de ondan bundanız"
Alıntı
Senin doğrun benim zorunluluğum değil
Bazı insanlar vardır; fikirlerini anlatmak yerine dayatmayı tercih eder. Sanki bir düşünce değil de emir veriyormuş gibi konuşur. Karşısındaki insanın aklı yokmuş, kararı yokmuş, sınırı yokmuş gibi… Bu, fikir savunmak değil; benlik işgalidir. Bir insanın kendi doğrularını başkasına baskıyla kabul ettirmeye çalışması, aslında fikrinin gücünden değil, kendine olan güvensizliğindendir. Çünkü sağlam fikir açıklamaya, tartışmaya, sorgulanmaya dayanır. Ama baskıyla kabul ettirmeye çalışan, “Ya ikna edemezsem?” korkusunu şiddete dönüştürür. Böyle insanlar: Konuşurken dinlemez, Soru sorulunca rahatsız olur, Farklı düşünce görünce tehdit algılar. Çünkü onların amacı paylaşmak değil; haklı çıkmaktır. O an için “kazanırlar”, ama aslında kaybettikleri şey daha büyüktür: Karşı tarafın saygısı, güveni ve özgürlüğü. Bir fikri zorla kabul ettirmek, karşındaki insanı ikna etmek değil, susmaya zorlamaktır.
Duygu ve Düşünce
Seni Seviyorum
Seni seviyorum demek biraz “Aşk Tesadüfleri Sever” filmindeki gibi dramatik anlara değil de, daha çok “50 First Dates” (50 İlk Öpücük) filmindeki tatlı çabaya benziyor. Her gün yeniden âşık oluyormuş gibi… Hafıza kaybı yok belki ama, her sabah seni görünce kalbimin kendini güncellemesi var. Seni seviyorum demek biraz da “Crazy, Stupid, Love” filmindeki Ryan Gosling’in panikten ne yapacağını bilememesine benziyor. Hani bir insan hem havalı durmak ister hem de içten içe çocuk gibi heyecanlanır ya… İşte senin yanında ben de tam öyleyim. Bazen de “How to Lose a Guy in 10 Days” filmindeki gibi, saçmalasam bile beni bırakmayacağını bilmenin huzuru var. Seviyorsak komple seviyoruz; kaprisimle, gülüşümle, sinirimle, saçma şakalarımla birlikte. Ve en güzeli, seninle olan hâlim biraz “Notting Hill” havasında: “Ben de sadece bir insanım, bir başka insanın karşısında duruyorum… Ve onu seviyorum.” Hem de içimde komediyle romantizm aynı anda koşarken.
Edebiyat
İnsan an varlığıdır.
insan an varlığıdır, biri bir kelime söyler, dikkatin dağılır; o an bir sey olur, tüm emeğin boşa gidebilir. çok çabalamışsındır olmaz. çabalamadığın sey ayağına kendiliğinden gelir.Bekle,biraz dinlen, bazi şeylerin elinde olmadığını öğren
1000Kitap
Reklam