Kdfn

Ahlak
Kötülerin kaybetmediği bir toplum… Aslında en büyük yıkımını savaşta değil, çocuklarının gözünde yaşar. Düşünsene; bir çocuk bakıyor dünyaya… Hile yapan kazanıyor, yalan söyleyen sıyrılıyor, başkalarını ezen yolları açıyor. Sonra sen dönüp o çocuğa diyorsun ki: “Dürüst ol, doğru yaşa, iyi insan ol.” Çocuk da içinden diyor ki: “Tamam da… iyi olanların yüzü neden asık?” Bir toplumda kötüler sürekli ödüllendiriliyorsa, iyiler de sürekli “sabret” denilerek oyalanıyorsa, ahlak kitaplarda kalır, hayatta geçmez. Çocuk da bir süre sonra gördüğüne bakar, duyduğuna değil. Kötünün kazandığı bir yerde ahlak, çocuklara masal gibi anlatılır ama gerçekte kimse yaşamaz. Öğretilmez çünkü yaşanmayan hiçbir şey öğretilmez; çocuklar kulaklarıyla değil, gözleriyle öğrenir. Bu yüzden kötülerin kaybetmediği bir toplum, geleceğini kötülüğe devretmiş demektir. Bir gün biri çıkar der ki: “Biz nerede yanlış yaptık?” Yanlış, kötüyü alkışladığımız gün başlamıştır.
1000Kitap
Reklam
Bilinçlendikçe mutsuz olmak var ya… Resmen hayatın “güncelleme” sonrası çöken sistemi gibi bir şey. Eskiden daha mutluyduk çünkü hiçbir şeyden haberimiz yoktu. Ben mesela çocukken sanıyordum ki büyükler her şeyi biliyor. Meğer sadece yorgunluktan pes etmişler. Bilinç artınca ne oluyor? Her şeyi fark ediyorsun… Fark ettikçe de “Keşke beynimde geri al tuşu olsaydı” diyorsun. Mesela biri saçma bir laf ediyor, eskiden geçiyordu… Şimdi beynin: “Bu cümledeki 4 hata nedir? 10 puanlık soru.” Sen de doğal olarak yoruluyorsun. Bir de insanlar var tabii… Eskiden “Herkes iyi ya…” diyorduk. Şimdi bilincin yükselmiş: “Bu iyilik değil, bu ilişkisel manipülasyon 101.” Ve mutsuz oluyorsun çünkü artık hikâyeyi çözmüşsün. Spoiler yemişsin yani. Filmin tadı kaçıyor. Ama şöyle bir güzelliği var: Bilincin arttıkça daha az kırılıyorsun ama daha doğru kırılıyorsun. Eskisi gibi her şeye üzülemiyorsun, üzüleceğin şeyleri seçiyorsun. Ekonomik kriz gibi,
1000Kitap
Ne zaman?
En son ne zaman karşılık beklemeden sevdiniz birini? Bir adam en son ne zaman bir kadını "tüm nazına derdine sorunlarına kusurlarına ragmen" sevdi? Bir kadin bir adami ne zaman tüm haytaligina, hoyratligina, parasizligina hatta duyarsizligima ragmen sevdi?.. filmlerde izleyip gözlerinizi dolduran duygu, her gün gözümüzün önünden geçiyor ama görmüyorsunuz... anlatsan roman olacak o hikaye her gün yazılıyor ama olmadı deyip müsvedde gibi çöpe atıyorsunuz, hayatınızın filminin perdesi her gün aralanıyor ama kafanızı kaldırmıyorsunuz... çünkü kolay geliyor boyle tek başına yasamak. Sevmek kolay fakat iliski zor. O yüzden çeliskini kendine sor: "neden saglikli bir iliskim yok?" Zevki sefa çagindayiz, herkesin zamani çok degerli. Herkesinyaşı genç, herkes hayatinin baharinda. Herkesin önceligi kendi, herkesin kendi baskasinin herkesi. Herkes dünyanin merkezi. Herkesin emegi kiymetli, herkesin derdi büyük, herkes meşgul. Herkes için herkes hayatinda isgal, herkes için her sey özel hayata ihlal. Herkesin en büyük sikayeti ihmal.. peki sen ne yaptin kardeşim diye sordugunda? Herkes ölümlüne inkar... Sevilmemekten sikayet eden sevgisizler ülkesi bu dünya. Herkesin sevgisi kendine.. iliski dedigin sey senin kaliplarina kurallarina dogrudan uyan sey degildir. Sindirella gibi ayagina cuk oturacak ayakkabi degildir. lliski dedigin sey senden öteye kaç adim attigindir. Senden disari ne kadar çiktigindir onu kendine ne kadar çektigin degil. Bundan sonra sakin "bu dunyada ask yok sevgi yok adam yok param yok vs." demeyin. Çıkımin dürüstçe "bende o yürek yok" deyin... biz de bilelim piyasada ne var ne yok... Taner Ç alıntı
1000Kitap
Yok ola ola var olmaktır anlam…
1000Kitap
Muhtemeldir
muhtemeldir... bu dünyâda çok şeyden mahrûm kalmis kişiye cennette gıpta ile bakmak. Alamadım bu dünyadan gönlümcesini hakikate bırakıyorum nicesini..
Edebiyat
Reklam