Hfs

Hfs
@Kediaskina
Okuyoruz bir şeyler.
5/10
·368 syf.·
2024 16. kitabı
Öncelikle artılarıyla başlayıp daha sonradan eksik bulduğum kısımlara geçiş yapacağım. Kitapta gerçekten kendi ayakları üzerinde durabilen güçlü, şefkatli, inatçı bir kadın karakter; korumacı, destekleyici, sabırlı ve saygılı bir erkek karakter ve sevimli mi sevimli bir çocuk karakterimiz vardı. Elijah ve minik Lucy'nin atışmalarını okumak keyifliydi. Hadley ve Elijah'ın yavaş yavaş gelişen ilişkilerini okumak da güzeldi, gayet sağlıklı bir ilişkileri vardı. Yazarın dili akıcı, sakin. Tatlı, çok olay olmayan ve akan giden bir şeyler okumak için gayet güzel bir tercih. Öte yandan... Olaylar çok kısıtlı bir çevrede geçiyor. Anlıyorum kadın karakterimizin hayatında çok fazla kişiye ayıracak vakti yok ama arkadaşları olsun ailesi olsun biraz daha görmek isterdim. Diğer karakterler sanki sadece adları geçsin diye varlarmış gibiydi. Sadece ana karakterlerin aşkına odaklanmıştı ki bu pek sevdiğim bir olay değildir. Özellikle ilginç bir hikaye örgüsü vermiyorsan. Bunun gibi sakin kitaplar okumasını da severim tabii ki ama ya yan karakterler ilginç ve eğlenceli olur ki hikayeye bir renk katılmış olur ya da kitabı daha kısa tutarsın ki bu kadar uzatılmış gelmez. Kitabın büyük bir kısmını keyifle okumuş olsam da sonlara doğru yeter artık bitsin hissiyatını da ne yazık ki hissettim. Ayrıca karakterlere pek bağlanamadım. Evet ilişkileri fln güzeldi ama aklımda bir iz bırakmadılar. Bu yüzden bir daha dönüp bakmayacağım ya da üzerine düşünmeyeceğim bir kitaptı benim için. Kısacası okurken keyif alınan sonrasında tamamiyle unutulan tarzda bir kitaptı. Ortalama diyebilirim sanırım.
Senden Bir ParçaMichelle Gross · Ren Kitap · 20241,176 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·192 syf.·
Beğendi
·
2024 17. kitabı
Yazarın yazım dili çok güzel. İlginç bir şekilde şiirsel geliyor. Kendine özgü, dağınık ama aynı zamanda düzenli bir kalem. Karakterilerin iç çatışması, düşünceleri çok iyi verilmiş. Kitaptaki o soğuk ve umutsuz ama aynı zamanda esprili havayı iyi yansıtmış yazar. Karakterlerle ya da karakterlerin yaşadıklarıyla bir bağ kuramasam da onları iyi anladığımı düşünüyorum ki bu da yazarın yazma becerisini gösteriyor. Kitapta takip etmeyi en sevdiğim karakter Sabahattin(Sebo) oldu. Depresif ama bir şekilde esprili kalmayı başaran bir karakterdi. Adının hayatını etkilediğini düşündüğünden kendisini insanlara farklı bir isimle tanıtması, içten içe kendisiyle konuşurken ise gerçek adını kullanması ama farklı bir insana hitap ediyormuş gibi davranmasını okumak zevkliydi (Kendisini sevemeyen ve kabul edemeyen biri olduğunu mu gösterir bu acaba?). Kitabın sonu bir tık açık bitiyor. Bu beni buradaki bazı incelemeler gibi rahatsız etmedi, aksine kitapla çok uyduğunu düşünüyorum. Ölümcül bir hastalığa sahip olmak, depresyon, ihanet hissi, aldatılmanın getirdiği o güven eksikliği, saklanılan korkunç bir sırrın fark edilmesiyle oluşan o utanç kolay atlatılabilecek şeyler değil çünkü. Bunlara bir nokta koyamazsın. Çünkü kitap bitse de onların hikâyesi devam etmekte. 'Winter in Sokcho' kitabında sevdiğim bir alıntı vardır: " -How do you know when a story is done? - My character reaches a point when i know he has a life of his own. I can let him go. " Aslında bu alıntı çok güzel bir şekilde açıklıyor bir kitabın ne zaman sonlandığını, sonlanması gerektiğini. Bence yazar tam olarak bunu yapmış ve bu da kitaba çok yakışmış. Ben severek okudum. Tavsiye ederim.
İçeride KalanlarAslı Akarsakarya · Okuyanus Yayınları · 2016143 okunma
8/10
·168 syf.·
Beğendi
·
2024 6. kitabı
Kitap, özellikle ruhen sakin hissedilen ve hayatın karmaşasından kaçmak, bir köşede sakince oturmak isteğinin geldiği dönemlerde okumalık. Yazarın dili çok naif, okurken bir rahatlık hissi veriyor. İnsanın okudukça okuyası geliyor. Ama acele etmeden. Yavaş yavaş. 2. Dünya savaşından sonra değişen Japonya'da, insanların savaş öncesi ve sonrası tavırlarını, kahraman ve hain kavramlarının zamana göre değişimini, kuşak çatışmalarını, amerikalaşan bir halkı, pişmanlıkları ve bunun sonucunda gelen insanın kendisini ve geçmişi reddedişini görüyoruz. Ana karakterimiz de önemli denecek bir rol oynamış geçmişte. Ve bunlardan gurur duymuyor. Ama yine de bu yaptıklarını da reddetmiyor başkaları gibi. Kabulleniyor hatasını. Niyetinin kötü olmadığından ötürü affedilmesi gerektiğini düşünüyor, bu kadar nefreti hak etmediğini. Her şeyin bu kadar basite indirgenerek suçlanmasının haksızlık olduğunu. Ayrıca halk içindeki bu kadar köklü bir değişimi de desteklemiyor. Geçmişi tamamiyle çöpe atmanın bir hata olduğunu ve ortasını bulmak gerektiğini düşünüyor. Kendisi de tam orada, ortada. Tereddüt Köprüsü'nde. Yazar, karakterin hayatını parça parça anlattırıyor. Bir geçmişe gidiyoruz, bir şimdiye. Kronolojik bir sıralama yok. Bu yüzden kitabın sonuna kadar ressamımızın hayatını tam olarak keşfedemiyoruz. Yapboz yapmak gibi. Her parça kitabın sonunda birleşiyor. Bu yüzden okurken ufacık da olsa bir merak sürüyor kitap boyunca. Bunu o kadar güzel yapıyor ki yazar, hayran olmamak elde değil. Kısacası; karakteri, hayata bakışını, kitap boyunca hissedilen o sakinliği ve yazarın anlatım dilini çok sevdim. Tek bir kitabıyla favori yazarlarıma girmeye aday oldu. Tavsiyemdir.
Değişen Dünyada Bir SanatçıKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 2018750 okunma
8/10
·112 syf.·
2023 120. kitabı
Çok sakin ilerleyen, kasvetli olduğu kadar ilginç bir huzur da veren bir kitaptı Sokço'da Kış. Okuduğumuz karakterler çok soğuk. Bundan dolayı kitap boyunca karakterlere bağlanamıyorsunuz- en azından benim için öyleydi. Gerçi kitabın temasını da yabancılık, soğukluk oluşturduğu için karakterlere de bu şekilde uzak kalmamızı istemiş olabileceğini düşünüyorum yazarın. Kitap boyunca ana karakterin hayatını azar azar öğrensek de tam olarak karakteri anlayamamış olmamızın da kitabın o kapalı ve uzak havasına uyduğunu düşünüyorum. Çizgi roman sanatçısı adamla olan, aynı zamanda olmayan, ilişkilerini okumak da ilginçti. Aynı ana karakter gibi o da soğuk bir karakter. Bir soğuk bir nazik tavırlarıyla kendi içinde de çelişen ilginç biri. Bu iki karakter, kitap boyunca bazı arayışların içinde. Kitabı okurken görüyoruz ki bu arayışlar, eksik parçalar kolay kolay bulunmuyor. Birçok şehir ve ülkeyi gezsen de. Bir sevgiliye, eşe, sana hayat arkadaşı olması gereken birisine sahip olsan da; yalnız olabiliyorsun. Bu yüzden yer yer geziyordu sanatçının karakteri de. Bir sığınak bulmak için. Bazen de karşına çıktığını sandığın anda terk ediveriyor ve seni yine sana bırakıyor, o bulmuş olduğunu düşündüğün eksik parça. Yine de karakterleri okurken insan bir sorguluyor. Gerçekten bulamıyorlar mı aradıklarını, yoksa bulmak mı istemiyorlar? Ya da cesaret mi edemiyorlar adım atmaya? Aradıklarını bulduklarında bununla ne yapacaklarını bilmediklerinden mi kaçmaya çalışıyorlar? Ya tüm bu mutsuzluk ve kasvet kendilerinden gelmiyor mu? Sıkışmış hissetmeleri bir nevi kendi suçları değil mi? Üzerine düşündükçe açılan, keşfedilen ve gittikçe daha da fazlasını veren bir kitap. Ben tavsiye ederim.
Sokço'da KışElisa Shua Dusapin · Can Yayınları · 2023701 okunma
9/10
·176 syf.·
2023 5. kitabı
Otobiyografi tarzı kitaplar okumayı çok severim. Biyografiye kıyasla, yazan kişinin kendi ağzından hayatını okumak, onun için nelerin önemli olduğunu, düşüncelerini ve hayatının dönüm noktalarını okumak hep heyecan verici gelmiştir bana. Sonuçta hiç tanışmadığınız, bilmediğiniz birinin hayatına tanık olmuş oluyorsunuz satır aralarında, ve bir anda o kişi kanlı canlı birine dönüşüyor gözünüzde, cidden harika değil mi? Bu yüzden Gorki'nin bu üçlemesini de çok büyük bir zevkle okudum. Tabii ki bu kitaplarda sadece Gorki'yi değil, aynı zamanda yaşadığı zamanın yapısını da öğreniyoruz. İnsanların nasıl yaşadığı, sefillikleri, acıları, o dönemdeki siyasi durumlardan dolayı halkın, öğrencilerin gösterdiği tavır gibi gibi. Yazarın dili çok sade ve akıcı. O yüzden kitap akıp gidiyor. Tabii biraz hızlı geçişlere sahip, bir olaydan diğerine bir anda atlayabiliyor. Yine de sonuçta yazar anılarından bahsediyor. Önemli gördüğü yerleri anlatmak için bu şekilde yazdığını düşünüyorum. Keşke Gorki, biraz daha anlatsaydı yaşamını. Biraz daha tanık olabilseydik. Bir arkadaşa veda etmiş gibi hissediyorum, içimde bir burukluk var.
Benim ÜniversitelerimMaksim Gorki · İş Bankası Kültür Yayınları · 201610,8bin okunma